Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1290 E. 2006/6010 K. 17.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1290
KARAR NO : 2006/6010
KARAR TARİHİ : 17.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, dava dışı asıl borçlu …’nun davalı Banka ile imzalamış olduğu kredi kartı sözleşmesini kendisinin de kefil olarak imzaladığını, sözleşmede azami harcama limitinin 800.000.000 TL olmasına rağmen, davalı tarafından ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle 16.277.624.864 TL üzerinden takip başlatıldığını ileri sürerek, 800.000.000 TL ile işlemiş temerrüt faizi dışındaki takip miktarı nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 800.000.000 TL kefalet limiti ile 63.000.000 TL %143,10 oranında işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 863.000.000 TL’lık miktar dışındaki takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tesbitine, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun geçici 4. maddesinde, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış ya da 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış … içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksidi peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Daha önce yine kredi kartı borçları ile ilgili olarak, 4077 sayılı yasaya 4822 sayılı yasa ile eklenen geçici 2. maddeden faydalananların, 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinden faydalanamayacağına dair, bu yasada bir hüküm ve düzenleme bulunmamaktadır. O nedenle 4822 sayılı yasa ile getirilen geçici 2. madde kapsamında kalsa dahi, henüz borç tamamen ödenerek kapanmayan veya yargılaması devam eden kredi kartı borçları hakkında da 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin şartları varsa uygulanmasının kabulü gerekir. Kredi kartı borçlusu olan davacının bu yasadan faydalanması, yasanın yayımlandığı tarihten itibaren 60 günlük süre içinde kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak müracaatına bağlı tutulmuştur. Bu durumda mahkemece kredi kartı borçlusunun yasada öngörülen sürede bankaya veya avukatına bir müracaatı olup olmadığı, davacı ve davalı bankadan sorulup araştırılarak, şayet başvurusu var ise bu yasanın geçici 14. maddesine göre borcun belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.