YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15119
KARAR NO : 2007/2433
KARAR TARİHİ : 22.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan resmi satışla otomobil aldığını, kısa bir süre sonra motordan sesler geldiğini, motorda gizli ayıplar ortaya çıktığını, tesbit yaptırdığını ileri sürerek harcamak zorunda kaldığı 5.734.00 YTL’nin faizi ile ödetilmesine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı, davaya cevap vermediği gibi, duruşmalara da katılamamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi gereğince, kendisine tebliğ yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisi gösterilen adreste bulunmaz ise, tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azalarından veyahut zabıta amir veya memurlarından tahkik ederek vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması, beyanda bulunan imzadan imtina ederse bu ciheti şerh ve kendi imzasıyla tasdik etmesi gereklidir. Tüzükte belirtilen bu işlemlerin yapılması ve yapılmış olsa dahi tebliğ mazbatasının arkasına aktarılmamış olması tebliğ memurunun gerçekte gösterilen adrese gittiğini, muhatabın o adreste bulunmadığını kanıtlamaz ve Tüzüğün 28. maddesinde belirtilen araştırma yapılıp tevsik edilmeden Tebligat Kanunun 21. maddesinde açıklanan şekle uygun olarak yapılan tebligat geçerli bir tebligat olarak kabul edilemez. Mahkeme kararının davalı … tebliğine ilişkin tebligat parçalarının arkasındaki yazılan incelendiğinde adreste davalının bulunmaması nedeniyle haber, kâğıdının muhtara bırakıldığı, komşusunun imzasının alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle, davalıya mahkeme kararının tebliği tabligat 2006/15119-2007/2433
yasasının 20. ve 21. maddeleri ile tabligat tüzüğünun 28. madde hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmediği için temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulu gerekir. Öte yandan dava dilekçesi de aynı biçimde yasa ve tüzük hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmeyerek davada usule uygun taraf teşkili sağlanmadığı gibi anayasal savunma hakkı kısıtlanmıştır. Mahkemece usule uygun şekilde taraf teşkili sağlanarak tarafların delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.