YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1435
KARAR NO : 2006/4986
KARAR TARİHİ : 04.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, dava dışı ortağı bulunduğu Şirketi ile ihtilafa düşen davalının kendisinden hukuki yardım talep ettiğini, sözleşme imzaladıklarını, hazırlık dosyasında vekilliğini üstlendiğini, bu arada kendisinin şirketin diğer ortağıyla anlaşıp hakkındaki şikayeti geri aldırdığını, avukatlık ücreti ödememek için kendisi haksız olarak azlettiğini, sözleşmeden doğan alacağının tahsili amacıyla davalıya karşı takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı vekilin dava dışı şirket yetkilileriyle onları direk … … konuşmalar yaptığını, bunun kendisi aleyhine sonuç doğurduğunu, şirket yetkilileriyle sulhu kendisinin bizzat sağladığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, azlin haksız olduğu ancak davalı ile dava dışı şirket arasındaki uyuşmazlığın sulh ile neticelenmesi nedeniyle davacının 3.000 USD talep edebileceği gerekçe gösterilerek 3.000 USD asıl alacak ve 16.12. USD işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline 200 USD tutarındaki icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Her ne kadar taraflar arasında düzenlenen 6.8.2003 tarihli sözleşmenin ikinci maddesinde “karşı tarafa verilen süre içerisinde sulh anlaşması yapılır ise 3.000 USD, dava açıldığı takdirde avukata 5.000 USD ödeneceği öngörülmüş ise de aynı sözleşmenin 5. maddesinde de “müvekkilin bu sözleşmeden sonra dosyasını geri alması , avukatın rızası olmadan davanın veya alacağın takibinden kısmen veya tamamen vazgeçmesi karşı taraf ile sulh olması veya karşı tarafı ibra etmesi veya haklı sebep yok iken avukatı azletmesi gibi işin takip ve sonuçlandırılmasını her ne suretle olursa olsun engellediği durumlarda avukat sözleşmeyi bozabilir. Bu durumda sözleşmede belirtilen ücretin tamamı ödenir” yazılıdır. Avukatlık yasasının 174/2 maddesinde de avukatın haksız olarak azli halinde ücretin tamamına hak kazanacağı öngörülmüştür. Davacı avukatın haksız olarak azledildiği mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda mahkemece, az yukarıda açıklanan sözleşme hükmü ve yasal düzenleme karşısında davacı avukatın sözleşmede öngörülen 5000 USD.nın tamamına hak kazındığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Bozmayı gerektirir.
3-Davacı davalıya karşı icra takibinde bulunurken her ne kadar yabancı para cinsinden talepte bulunmuş ise de davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilirken yabancı para cinsinden değil, bu paranın icra takip tarihindeki TL. karşılığının %40 oranına tekabül eden miktarına hükmedilmesi gerekir. Bu hususun gözetilmemiş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
4-Davacı, davalıya karşı … 12 İcra Müdürlüğünün 2003/12238 esas sayılı dosyası ile takipte bulunurken asıl alacak ve işlemiş faiz miktarına tekrar faiz işleterek talepte bulunmuştur. BK. 104/son maddesi hükmünce faize tekrar faiz yürütülemez. Bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın ikinci bentte belirtilen nedenle davacı yararına, üçüncü ve dördüncü bentte açıklanan nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 4.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.