YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7535
KARAR NO : 2009/15170
KARAR TARİHİ : 22.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kendisine ait olan gayrimenkulü davalının eşine tapuda satarak devrettiğini, karşılığında davalıya ait traktörün zilyettiğini aldığını, ancak traktörün devrini alamadan davalının 15.06.2007 tarihinde traktörü bilgisi dışında … önünden alarak gittiğini ve akabinde dava dışı şahsa satarak devrettiğini, davalının ceza mahkemesinde mahkum olduğunu ileri sürerek traktörün bedeli olan 21.000,00 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı zamamanaşımı suresinin dolduğunu savunmuş ve esastanda davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalı hakkında vaki şikayeti sonucu açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, davacı müştekinin sanık davalıya tarla sattığı, karşılığında 12.000,00 TL para ve 21.000,00 TL karşılık bedelle traktör aldığı, ancak davalı sanığın yedek anahtarla traktörü evden götürdüğü gerekçesiyle davalının hırsızlık suçundan mahlumiyetine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği incelenen ceza dosyasından anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesinin gerekçesinde davacı ile davalı arasında tarla satımı ve bedelin bir kısmının peşin, bir kısmınında traktör verilerek ödenmesi hususunda sözleşme akdedildiği belirtilerek davalı mahkum 2009/7535-15170
edilmiştir. Ceza mahkemesinin maddi olaya ilişkin bu belirlemesi ve mahkumiyet kararı hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte olup, bu itibarla taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğunun kabulü zorunludur. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu içinde B.K nun 125. Maddesi uyarınca olayda 10 yıllık zamanaşımı süresinin bulunduğunda duraksama olmamalıdır. Mahkemece 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uyğun bir karar verilmesi gerekirken, olayda uyğulanma olanağı bulunmayan BK’ nun 66.maddesindeki zamanaşımı suresi uygulanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.12.2009 oybirliğiyle karar verildi.