Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/5566 E. 2008/12229 K. 22.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5566
KARAR NO : 2008/12229
KARAR TARİHİ : 22.10.2008

… vekili avukat … ile T. … Bank. T.A.O vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 27.3.2007 … ve 16-124 sayılı hükmün davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, dava dışı …‘un kredi kartına kefaleti nedeniyle … İcra Müdürlüğünün 1999/2422 sayılı dosyası ile hakkında 712,33 YTL asıl alacak, 64,83 YTL işlemiş faiz, 3,24 YTL masraf olmak üzere toplam 780,40 YTL üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz etmediğinden takibin aleyhine kesinleştiğini, asıl borçlu aleyhine açılan dava sonucunda asıl borçlunun borcunun olmadığına karar verildiğini, ancak kendisinden icra takibi ile davalı banka tarafından 780,40 YTL tahsilat yapıldığını ileri sürerek ödediği 780,40 YTL’nin tahsili ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece 27.3.2007 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasa ile de 1.1.2007 tarihinden itibaren 1.170.000.000 TL ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 … ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.170.000.000 TL yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, 22.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.