YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7721
KARAR NO : 2022/8512
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
Mahkemesi:Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargılaması adli tatil içinde yapılamayan davaya ilişkin davalı vekilinin yokluğunda 28/06/2016 tarihinde verilen kararın, davalı vekiline adli tatil içinde 15/08/2016 tarihinde tebliğ edilmesi ve CMK’nın 331/4. maddesinde adli tatil içinde sürenin işlemeyeceğinin belirtilmesi karşısında, davalı vekilinin adli tatil içinde kendisine tebliğ olunan hükmü, yine adli tatil içerisinde 26/08/2016 tarihinde süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki temyiz isteminin süresinde olmadığından bahisle ret öneren görüşe iştirak edilmemiştir.Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/245 Esas- 2015/329 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarı madde imal ve ticareti suçundan 25.12.2008-29.12.2008 tarihleri arasında 4 gün gözaltında 29.12.2008-05.01.2009 tarihleri arasında 7 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, kararın 08.12.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;Davacının dava dilekçesiyle yargılanması dolayısıyla yaptığı harcamaları, ceza davasında ödenen avukatlık ücreti ve maddi kazanç kaybına ilişkin olarak toplam 9.915 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada yerel mahkemece 3.490 TL avukatlık ücreti ile 186,31 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 3.676,31 TL maddi, 380 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 29.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş olup,
Her ne kadar hükmün gerekçe kısmında hükmedilen tazminat miktarlarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olan 25.12.2008 tarihi olduğu ve sehven kısa kararda tutuklama tarihi olan 29.12.2008 tarihinin yazılmış olduğu belirtilmiş ise de; davacının dava dilekçesinde tarih belirtmeksizin haksız tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz talep etttiği ve kısa kararda da, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da tutuklama tarihi olan 29.12.2008 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinin talebe uygun olduğu görülmekle bu husus çelişki olarak değerlendirilmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tazminatın fazla olduğuna, davacı vekilinin ise hükmedilen tazminatın yetersiz olduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizce gidilen görüş değişikliğine göre; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde bulunan davacı lehine hükmolunan maddi tazminat miktarının ”186,31” TL’ye indirilmesi ve yine hükmün (1) numaralı bendinin sonuna ”davacının avukatlık ücreti talebinin reddine” cümlesi eklenerek hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.