Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/16019 E. 2009/5584 K. 22.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16019
KARAR NO : 2009/5584
KARAR TARİHİ : 22.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı,davalı yüklenicinin malik olduğu 625 ada 10 nolu parselde inşa edeceği binanın 1 nolu dairesini 25.5.1998 tarihli harici sözleşme ile satın aldığını, tapuda satışın gerçekleşmediğini,sözleşme uyarınca ödediği satış bedelinin tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibinde davalının sadece sözleşmede kararlaştırılan satış bedelini geri ödediğini,davalı yüklenici ile aralarındaki sözleşmenin yasalarımızın öngördüğü şekil koşuluna uygun olarak resmi biçimde yapılmadığından geçersiz olduğunu,geçersiz sözleşme uyarınca yüklenici davalıya ödediği satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödenen bedelin ilk ödeme günündeki alım gücüne göre hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, fazla hakları saklı 500,00 YTL tazminatın faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı yüklenici arasında yapılan daire satışından kaynaklanan ihtilafın çözümünde görevli mahkemenin genel mahkeme olmayıp tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yonünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturdugu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmune yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaclı tasınmaz malları ve elektronık ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi 2008/16019-2009/5584
malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda,davacının davalı tarafça müteahhit sıfatıyla inşa edilen inşaattan bir adet konutu satın almak için davalı ile 25.5.1998 tarihli adi yazılı sözleşmeyi düzenledikleri ihtilafsızdır. Davalı yüklenici bu sözleşme ile tapuda malik olduğu taşınmaz üzerine yapacağı konutlardan bir adedini davacıya satmayı taahhüt etmiştir. Yani davalı yüklenici geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile kendine düşecek bir daireyi değil, kendi taşınmazına yapacağı inşaattan bir daireyi geçersiz sözleşme ile davacıya satmıştır.
4822 sayılı kanun ile değişik; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasında “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak cıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacagı” belirtilmiştir. Temyize konu ıs bu dava, taraflar arasında düzenlenen harici taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca ödenen satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tahsili isteğini ilişkindir. Davacı ile davalı yüklenici arasındaki tapulu taşınmazın satışına ilişkin 25.5.1998 tarihli sözleşme de resmi biçimde yapılmadığından geçersizdir. Sözleşme resmi şekilde yapılmamıştır. Bu nedenle 4822 sayılı kanun ile degişik, 4077 sayılı kanundan kaynaklanan bir uyuşmazlık yoktur.
Dava Borçlar Kanununun Genel Hükumlerine göre açılmış sözleşmenin iptali ve gecersiz sözlesme nedenıyle odenen paranın tahsili isteğine ilişkindir. Öyle ise mahkemece işin esası incelenerek ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.