Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4467 E. 2007/8531 K. 18.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4467
KARAR NO : 2007/8531
KARAR TARİHİ : 18.06.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanışımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idare tarafından dava dışı şirkete yaptırılan … Konutları 4. Blok 15 numaralı dairenin sahibi olduğunu tapuda 30.3.2001 tarihinde adına tescil edildiğini, zamanla zeminde çökmeler nedeniyle maddi zararının oluştuğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 9.500,00 YTl.nın tahsilini istemiştir.
Davalı idare, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak esastanda davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,taşınmazın teslim edildiği 9.2.1996 tarihi ile dava tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava konusu taşınmazı ilk malik olan …’dan 17.12.1998 tarihli noter devir sözleşmesi ile devir aldığı, tapu devrinin ise davalı idare tarafından 30.3.2001 tarihinde yapıldığı davacının ise eldeki davayı 26.4.2004 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ilişki alım-satım hukuki ilişkisi olup BK.nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımının başlangıcı tapu devrinin yapıldığı 30.3.2001 tarihidir. Davacı ise eldeki davayı 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 26.4.2004 tarihinde açtığına göre olayda zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilmesine olanak bulunmamaktadır. Ayrıca 4077 sayılı yasanın 4. maddesinin 4. fıkrasına göre de
2007/4467-8531
“..satılan malın ayıbı tüketiciden satıcıın ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz”. hükmü karşısında da davalının inşaattan önce gerekli zemin etüdünü gerektiği gibi yapmamasından dolayı zeminde meydana gelen çökmeler nedeniyle dava konusu zararın meydana geldiği iddia edildiğine göre bunun doğru olması halinde davalının yasada belirtildiği şekilde “satıcının ağır kusuru” kabul edilerek davalının zamanaşımı süresinden yararlandırılmaması gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 18.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.