YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7553
KARAR NO : 2007/13015
KARAR TARİHİ : 06.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılarla 28.10.1995 tarihli sözleşme ile 134.000 DM bedelle konut satın aldığını, bedelini ödediğini, 22.12.1997 tarihinde tapuyu alıp eve taşındığını, ancak … iskanının alınmadığını bir kısım işlerin hiç yapılmadığını, bir kısım işlerin ayıplı yapılması nedeniyle ayıplarının kendisi tarafından giderildiğini, iskan izninin alınmadığını belirterek davalılar tarafından yapılması gerektiği halde hiç yapılmayan, ayıplı işlerin ayıplarının giderilmesi için yaptığı masraflar ile iskan alınması için yapılması gereken masraf toplam 45.000.000.000 TL ile 10.000.000.000 TL manevi tazminat olmak üzere 55.000.000.000 TL’nin davalılardan sözleşme tarihinden yasal faizi ile tahsiline fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı süresinin dolduğunu, binayı tamamlayıp davacıya teslim ettiğini, bu konuda davacıdan ibraname aldığını, davacının halen evde oturduğunu, 3194 Sayılı İmar Yasası 18. maddesi uyygulanması ve iskan sorunlarından etkilenmemesi için 5 seneden beri elektrik ve suyun şantiye aboneliğinden kullanıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının konutu 1997 yılında teslim aldığı, mevcut ayıpları ve eksik işleri süresi içinda yazılı ve sözlü olarak satıcılara ihbar etmediği ve manevi tazminatın koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıdan satın aldığı konutta eksik ve ayıplı işler bulunduğundan tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece eksik ve ayıplı işler için yasal sürede sözle veya yazılı ihbarda bulunmadığı için davanın reddi kararı verilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/2 maddesindeki ayıp ihbarına ilişkin düzenleme malın teslimi anındaki ayıplı ifaya ilişkindir. Eksik ifa veya hiç ifa edilmeme hallerinde ayıplı mal satışına ilişkin yasal hükümlerin uygulunması söz konusu olmaz. Bu bağlamda eksik veya hiç ifa edilmeme hallerinde ayıp ihbarında bulunmaya gerek yoktur. Alıcı BK. 96. maddesi gereğince eksik ifadan dolayı talepte bulunabilir. Somut olayda olduğu gibi satıcının yükümlülüğünde olan iskan ruhsatının alınmaması çevre düzenlemesinin yapılmamış olması gibi satıcının eksik ifadan sorumlu olması için ayrıca ayıp ihbarında bulunmaya gerek yoktur. Bu durumda mahkemece eksik işlerle ilgili işin esası incelenip taraflardan delilleri sorulup, toplanarak değerlendirilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Kabule göre 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23/2 maddesi gereğince, Tüketici mahkemelerinde tüketiciler tarafından açılacak davalar, her türlü resim ve harçtan muaf olduğu halde davacıdan 12.20 YTL harç alınması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine 2,3 no’lu bentlerde açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 25.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.