Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/6465 E. 2007/14060 K. 23.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6465
KARAR NO : 2007/14060
KARAR TARİHİ : 23.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ecrimisil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … ‘ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’in davalı şirketin temsilcisi olarak … Büyükoyumca Köyü SS Yeşilada konut yapı Kooperatifine ait 4 pafta 75, 76, 77, 78, 79, 80 parsel sayılı taşınmazlar üzerine inşa edilen siteden D blok 3. kat 17 ve 18 nolu 2 adet bağımsız bölümü 10.7.1995 tarihli satış protokolü ile kendisine sattığı, halde aradan 10 yıl geçmesine rağmen daireleri tamamlayıp kendisine teslim etmediğini belirterek 1.8.2000 tarihinden itibaren her daire için 5.000 YTL. olmak toplam 10.000 YTL. ecrimisil alacağının yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, satış sözleşmesinin davacı ile davalılardan … İnşaat Ltd. şirketi arasında yapıldığını, davalı …’in bu şirketin temsilcisi olduğunu bu yüzden bu davalıya husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş, ayrıca; dava hakkının zamanaşımına uğradığını, ortada geçerli bir daire satışı bulunmadığını, dava dışı SS. Yeşilada Konut yapı Kooperatifi tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesinin haksız olarak feshedilip, inşaat yapımının fiilen engellendiğini, bu yüzden davacının aynen ifa ve ecrimisil talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davacı yargılama sürerken verdiği 10.12.2006 tarihli dilekçesiyle davasını ıslah edeceğini belirterek davalı tarafça akdin yerine getirilmemiş bulunması nedeniyle akdin feshi ile davalarını zarar ziyandan dolayı tazminat davası olarak sürdürmek istediklerini bildirmiştir.
Mahkemece, hükmün gerekçe bölümün de “davacının 10.11.2006 tarihli dilekçesi ıslah yoluyla müddeabih değiştirilemeyeceği için geçersizdir” dendikten sonra taraflar arasındaki satış protokolünün geçersiz olduğu, davacının ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiğini geri alabileceği, gecikme tazminatı, gecikme cezası veya müspet bir zararın tazmininin istenemeyeceği, davacının talebinin ecrimisile yönelik olup müspet zarar mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın “esastan” davalı … yönünden ise “husumetten” reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalılardan …’in davalı şirketin temsilcisi olarak, … Büyükoyumca köyü 4 pafta 75,76,77,78,79,80 parselde bulunan taşınmazlar üzerinde davalı şirketin müteahhit olarak dava dışı üçüncü şahısla yaptığı; noterlikçe düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle yapımını üstlendiği binalardan iki adet apartman dairesini davacıya 10.7.1995 tarihli Protokolle sattığı, bu protokolden hemen sonra … 4. Noterliğince düzenlenen 4.8.1995 tarihli “düzenleme şeklinde inşaat sözleşmesi” başlıklı sözleşmeyle sattığı dairelerin ne şekilde inşa edileceğinin belirlendiği, tarafların beyanlarıyla dosyaya giren delillerden davalı şirketin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak davacıya sattığı daireleri dava tarihine kadar inşa edip teslim etmediği ve davacıya devamlı oyaladığı açıkça anlaşılmaktadır.
Davalı şirket sözleşmesinin geçersiz olduğunu savunmakta ve bu nedenle davanın reddini istemektedir. Davalı şirketin, davacı ile önce adiyen protokol yapıp, arkasından yukarda izah edildiği şekilde noterde sözleşme yapması ve protokole göre davacıdan satış bedellerini tahsil etmesine rağmen, önce davacıyı oyalayıp sonra 3.şahıslarla aralarındaki anlaşmazlıkları ve sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek yükümlülüklerinden kurtulmak istemesi, Türk Medeni Kanunun 2. maddesinde yer … objektif hüsniniyet kurallarına aykırıdır. MK. 2. maddesinin “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz,” hükmüne göre davalı şirketin bu hükme aykırı davrandığı açıktır. Bu durumda davacı sözleşme gereği davalı şirkete ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihinde ulaştığı değeri davalı şirketten talep etme hakkına sahiptir. Davacı 10.11.2006 tarihli dilekçesiyle davasını “zarar-ziyandan dolayı tazminat davası olarak sürdürmek için ıslah etmek istemiş ise de bu talebi mahkeme tarafından kabul edilmemiştir. HUMK. 87 maddesinin son cümlesi olan “müddei ıslah yoluyla müddeabihi tezyid edemez” hükmü anayasa Mahkemesinin 20.7.1999 tarih 1/33 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup gerek öğretide gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarıyla davacının ıslah yolu ile davasını genişletebileceği kabul edilmiştir. Bu nedenlerle mahkemece davacının davayı belirttiği yönde ıslah isteği kabul edilerek davacıya davasını ıslah etmesi için fırsat verilip yukarıdaki açıklamaların ışığında hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına davalılardan … İnşaat Ticaret Ltd. Şti. aleyhine BOZULMASINA, 500 YTl. duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.