YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22844
KARAR NO : 2012/23538
KARAR TARİHİ : 19.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin sürekli hata yapıp rapor alması, işinde gerekli … ve ihtimamı göstermemesi sebebi ile geçerli nedenlerle tazminatları ödenerek feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tanığı ile davalı tanıklarının anlatımlarına göre hizmet sözleşmesinin devamı sırasında davacının görev yaptığı birimden başka birimlerde istihdamı konusunda teklifte bulunulmadığı, davacının başka bir birimde istihdamı konusunda herhangi bir inceleme yapılmadığı, davacının rızası alınarak esnek çalışma biçimleri getirilip iş yerinde başka bir işte çalıştırmak yada meslek içi eğitime tabi tutularak amaca ulaşma olanağı mevcut iken feshe başvurulması nazara alındığında feshin son çare olma ilkesine uyulmadığı, feshin, davacının tutum ve davranışları ile müşteri şikayetlerine sebep olduğu, performansının yetersiz olup işine gereken önem ve ihtimamı göstermediği, bu durumun çalışma ortamı ve düzenini olumsuz etkilemesi sebebi ile yapıldığı, ibraz edilen iş yeri dosyası kapsamına, ibraz edilen kayıt ve belgelere göre, davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19/2 maddesine aykırı olarak hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan iş sözleşmesinin feshedildiği, ayrıca devamsızlık olarak … sürülen tarihlerin bir çoğunun fesihten çok önceki dönemlere ait olduğu, geçici iş görmezliğe yönelik belgelerin doktor raporuna dayalı bulunduğu, müşteri şikayetlerine yönelik davalı iş verenin iddiasını ispatlayacak herhangi bir belge sunulmadığı gibi davalı iş veren tarafından düzenlenen “Zirvedekiler 2010” tarihli belgede davacının başarılarından dolayı belge verildiği … olmakla iş verenin fesih sebebi ile çelişir mahiyette belge düzenlediği, davalı iş verenin fesih sebebini ispatlayamadığı, feshin geçerli bir sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara … açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 03.11.2008-21.11.2011 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde servis danışmanı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin, davacının 2010 yılında onbeş gün, 2011 yılında yirmibir gün işgöremezlik raporları aldığı, 2010 ve 2011 yıllarında dört defa müşteri şikayetlerine sebep olarak yazılı ihtar cezaları aldığı, performansının yetersiz olduğu, işine gereken özeni göstermediği, bu durumun çalışma ortamını ve düzenini olumsuz etkilediği sebepleriyle 4857 sayılı Kanun’un 17. madesince tazminatları ödenerek feshedildiği, 30.07.2010 tarihinde, davacının müşteri …’ın aracın kabul işlemleri sırasında memnuniyetsizliğine … açan davranışları sebebiyle şikayeti üzerine davacıdan savunma istendiği, davacının savunmasında, müşterinin anahtarını kaybettiğini, kaskodan karşılamak istediğini beyan ettiğini, müşteriye kendisinin bu konuda yetkili olmadığını beyan ederek yetkili kişi ile görüştürdüğünü, görüşme sırasında yetkilinin telefon görüşmesi yaparak işlemi başlatmaya çalıştığını, bu arada müşterinin arkadaşına böyle giderse öğle yemeğine kalırız dediğini, bunun üzerine yetkilinin ben size işiniz şu saatte biter demedim dediğini, bunun üzerine müşterinin biz iki arkadaş kendi aramızda konuşuyoruz siz ne karışıyorsunuz bırakın evrakları işlem yapmayın diyerek evrakları alıp ayrıldığını beyan ettiği, davacıya bu olay nedeniyle ihtar cezası verildiği, 25.10.2010 tarihinde, davacının müşteri …’ın aracın kabul işlemleri sırasında memnuniyetsizliğine … açan davranışları sebebiyle şikayeti üzerine davacıdan savunma istendiği, davacının savunmasında, müşterinin ruhsatını alarak bekleme salonuna geçmelerini istediğini, o anda başka bir müşterinin kayıt işlemlerini yaptığını, müşteriye kendisini müsait bir arkadaşının kayıt aşaması için davet edeceğini söylediğini, müşterinin bekleme salonuna geçtiğini, daha sonra tekrar gelerek ne zaman kaydın alınacağını sorduğunu, kendisinin 10 dakika kadar işi olduğunu söylediğini, kayıt işlemini tamamladıktan sonra başka bir müşteri geldiğini, gelen müşteri ile ilgilenirken şikayetçi müşterinin bu araç bizden sonra geldi neden onunla ilgileniyorsunuz diye bağırmaya başladığını, kendisine gelen müşterinin randevusunun kendilerinden erken saat olduğunu belirtmesine rağmen müşterinin bağırmaya devam ettiğini, kendisininde bu sebeple bağırdığını, diğer çalışanlardan yardım alabileceğini dediğini, müşterinin kendisinden şikayetçi olacağını beyanı üzerine tabiki şikayetçi olacabileceğini belittiğini beyan ettiği, davacıya bu olay sebebiyle ihtar cezası verildiği, 09.06.2011 tarihinde, davacının … plakalı otomobile açmış olduğu onarım emrinde yanlış paket seçtiği, müşteriye yanlış bilgi ve fiyat vererek müşteri memnuniyetsizliğine … açtığı sebebiyle davacıdan savunma istendiği, davacının savunmasında, müşterinin aracının ilk bakımını yaptırmak için servise geldiğini, yakıt filtresinin değiştirilip değiştirilmemesi konusunda tereddütte kaldığını, aşırı yoğunluk sebebiyle sistemden kontrol edemediğini, ve atölye şefine sorduğunu, şefinde değiştirdiklerini beyan etmesi üzerine paketi yakıt filtreli olarak seçtiğini, konuyla ilgili müşteri memnuniyetsizliği oluşmadığını beyan ettiği, davacıya bu olay sebebiyle ihtar cezası verildiği, bu konuda dinlenen ilgili müşterinin şikayeti olmadığını beyan ettiği, 24.06.2011 tarihinde, davacının … Mühendislik adına kayıtlı araç ile … … adına kayıtlı araçlara hatalı onarım açarak müşteri memnuniyetsizliğine … açtığı nedeniyle davacıdan savunma istendiği, davacının savunmasında, müşteri … adına kayıtlı araca onarım açarken ICM bilgilerinde aracın her 15.000 km’de bir bakıma geleceği belirtildiğinden 15.000 km bakımı için kayıt açtığını, (20.000 km bakımı için açılması gerekiyordu), Şirket adına kayıtlı araca onarım açarken kampanya dönemindeki yoğunluktan dolayı araç 13.000 km’de olduğu halde eski bakım peryoduna göre açtığını beyan ettiği, davacıya bu olay sebebiyle ihtar cezası verildiği, 07.10.2011 tarihinde, müşteri …’un 15.000 km bakım ve şikayetlerinin giderilmesi talebinde bulunduğu, silecek süpürgelerinin değişiminin onayı ve bilgisi dışında yapıldığı belirtilerek davacıdan savunma istendiği, davacının savunmasında, müşterinin aracın 15.000 km bakımını yaptırmak için geldiğini, sileceklerinde değişmesini istediğini, buna göre işlem yaptığını, sonradan sileceklerin pahalı olması sebebiyle vazgeçtiğini, bu arada başka bir müşteri geldiği için sileceklerin değiştirilmeyeceğini bildiremediğini, araç hazır olduğunda müşterinin geldiğini, acele ederek aracı almak istediğini, bu sebeple kısmi fatura kestiğini, müşterinin faturada sileceklerin değiştirildiğini görünce değiştirilmemesi gerektiğini söylediğini beyan ettiğini, kendisinin faturayı iptal ederek hemen düzeltebileceğini beyan etmesine rağmen müşterinin elindeki faturayı alarak bağırarak çıktığını, müşteriye ters bişey söylemediğini beyan ettiği, davacıya bu olay sebebiyle ihtar cezası verildiği, işverence 14.11.2011 tarihinde, işine olan ilgi ve yoğunlaşmasının azaldığı, sık sık rapor almayı alışkanlık haline getirdiği, 2010 yılında ondört gün, 2011 yılında yirmiiki gün rapor aldığı belirtilerek davacıdan savunmasının istendiği, davacının 14.11.2011 tarihli savunmasında, işine olan yoğunluğu ve ilgisinin azalmadığını, tam tersi arttığını, … yöneticisininde olumsuz bir düşüncede olduğunu sanmadığını, kendisine sürekli müşteri teşekkür mailleri gönderildiğini, doktor raporlarının keyfi alınan raporlar olmadığını, rahatsızlığı sebebiyle aldığı raporlar olduğunu beyan ettiği, davacıya işverence başarısı sebebiyle zirvedekiler 2010 belgesi verildiği, davacının 2010 yılında 4 ayrı tarihte onbeş gün, 2011 yılında 11 ayrı tarihte yirmibir gün işgöremezlik raporu aldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının 2010 ve 2011 yılları içinde yukarıda anılan müşteri şikayetlerine konu usulsüz eylemleri ile, 2010 yılında 4 ayrı tarihte onbeş gün, 2011 yılında 11 ayrı tarihte yirmibir gün işgöremezlik raporu almasına yönelik eylemlerinin işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar niteliğinde olduğu, bu eylemlerin varlığının işverence ıspatlandığı, davacının usulüne uygun olarak savunmalarının da alındığı anlaşılmış olup, davacının bu olumsuz davranışlarının işveren yönünden, iş sözleşmesinin geçerli sebeple fesih şartlarını oluşturduğu dikkate alınmadan yanlış gerekçelerle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 116,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 19.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.