Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/3619 E. 2007/8488 K. 18.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3619
KARAR NO : 2007/8488
KARAR TARİHİ : 18.06.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının satın aldığı inşaat malzemelerinin bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatmış oldukları icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile ticari ilişkisinin olmadığını, faturada belirtilen malzemelerin kendisine teslim edilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dosyaya ibraz edilen irsaliyeler gereğince malzemelerin davalıya teslim edildiği kabul edilerek, davalının takibe itirazının iptaline, talep yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar
2007/3619-8488
bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün (2) no’lu bendinde bulunan (İcra inkar tazminatı talebinin reddine) sözlerinin karardan çıkartılarak yerine (İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 18.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.