YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23636
KARAR NO : 2012/24008
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 02.04.2007 tarihinde … Danışmanlık Şirketi ile iş sözleşmesi imzaladığını ancak bu tarihten itibaren diğer davalı …. Şti. bünyesinde 18.01.2011 tarihine kadar Klinik Araştırma Monitörü olarak çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, fesih sebeplerinin açık ve kesin şekilde ortaya konmadığını, müvekkilinin görev tanımına göre klinik araştırma ile ilgili veri girişleri yapma gibi bir görevinin olmadığını, bu görevin klinik araştırma yapan araştırmacı hekimin görevi olduğunu, müvekkilinin yazılı ve sözlü hiç uyarı almadığını, görev tanımındaki işleri eksiksiz olarak yaptığını, müvekkilinin savunmasının alınmadığını, feshin son çare olma ilkesine başvurulmadığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı … Danışmanlık vekili, müvekkili … danışmanlık ile diğer davalı …. Şti. arasında sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmeye göre çalışanları seçme denetleme ve iş akitlerine son verme hakkının … Şirketinde olduğunu, davacının müvekkili şirketin işyerinde hiç bulunmadığını, emsal davalarda müvekkili şirket yönünden husumet yönünden red kararları verildiğini, davacının izin belgelerinin ve raporlarının çok olduğunu, bunların davacının verimsizliğinin ve sorumluluklarını yerine getirmeyişinin göstergeleri olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili şirketin gereksinim duyduğu için diğer davalı şirketten Klinik Araştırma Monitörü pozisyonunda çalışacak personel talep ettiğini, davacının 02.04.2007 tarihinde müvekkili işyerinde iş başladığını, görevinin kendisine temin edilen klinik araştırma projelerini, eksiksiz ve kusursuz şekilde yürütmek ve ilgili projelerin
… bağlantılarına gerekli bilgilendirmeyi yapmak olduğunu, davacının kendi sorumluluğunda bulunan klinik araştırma projelerini gereği gibi yürütemediğini, davacının yürüttüğü projedeki eksiklikler ve hatalar derhal düzeltilerek tamamlandığından bu konu ile ilgili delil sunulamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ile davacının … İlaçları Ltd. Şti.’nin işyerinde işe iadesine, işe başlatmama tazminatından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı hususu ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığıdır.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik nedenlerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işveren verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. İş Kanunu’nun 2. maddesinin 7. ve 8. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.
Alt İşverenlik Yönetmeliği’nin 11. maddesinde de asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve İş Kanunu’nun 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının 02.04.2007-18.01.2011 tarihleri arasında davalı işveren … İlaçları Ltd. Şirketinde klinik araştırma monitörü olarak çalıştığı, iş akdinin görev tanımında bulunan ve sorumlu olduğu asli temel işlerinde tespit edilen eksiklikler sebebiyle geçerli nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulü doğrudur. Ancak davalılar arasında muvazaa olmadığı ve işe başlatmama tazminatından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları yönündeki hüküm yerinde değildir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere davacıya talimatları … İlaçları Ltd. şirketi yetkililerinin verdiği,davacının iş akdinin başlangıcından itibaren davalı …. Şirketinde çalıştığı, …. Dan. Kury. Şirketinin sadece eleman temin ettiği, buna göre taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu,asıl işverenin … İlaçları Ltd. Şirketi olduğu anlaşılmakla davalı …. Dan. Kurye Şirketi yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı … Dan. Kur. Sağ. Hiz. Ve Enerji Ltd. Şti. hakkında açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine,
3-Davalı …. Şti. hakkında açılan davanın kabulü ile;
4- İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
5-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
6-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
7-Peşin alınan harcın mahsubu ile harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 321,00 TL’nın yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
10-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 31.10.2012 tarihinde karar verildi.