Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/381 E. 2007/6638 K. 11.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/381
KARAR NO : 2007/6638
KARAR TARİHİ : 11.05.2007

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Hakem Kararı)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı inşaat şirketinin … İlçesinde inşaa etmekte olduğu binalardan B blok 18 nolu daireyi, davacı …’le aralarında düzenlenen 7.8.1999 tarihli sözleşme ile 26.000.000.000 liraya sattığını, tarafların anlaşmaları ile dairenin tapusunun diğer davacıya 3.3.1999 tarihinde intikal ettirildiğini, satış sözleşmesinde dairenin 30.8.1999 tarihinde tesliminin, gecikme halinde aylık 500 Dolar gecikme cezası ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının daireyi 1.6.2000 tarihinde teslim ettiğini, daireyi gecikmeden doğan haklarını saklı tutarak teslim aldıklarını bildirip, geç teslimden dolayı 10 aylık gecikme tazminatı 5000 Doların tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davacıların dayandığı sözleşmenin geçersiz olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Hakem heyetince yapılan yargılama sonucu 4500 Doların davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yüklenici olan davalının inşaa etmekte olduğu binalardan B blok 18 nolu dairenin 7.8.1999 tarihli sözleşme ile davacılardan Ayşegül’e satıldığı ve tapusununda Ayşegül’ün rızası ile diğer davacıya davalı tarafından intikal ettirildiği tüm dosya kapsamı ile sabit ve taraflar arasındada ihtilafsızdır.
İhtalafın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki ilişkini hukuki durumunun belirlenmesi ve 4077 sayılı kanunu kapsamındaki ihtilafların tahkime tabi olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Tahkime ait hükümler HUMK 516-536. maddelerinde düzenlemiş olup, taraflar arasında doğan ve adli yargının görevli olduğu her çeşit uyuşmazlıkların çözülmesinde genel kural olarak, mahkemeler görevlidir.
Ancak bir hak üzerinde ihtilafa düşen tarafların kamu düzenine ilişkin olmayan konularda anlaşarak bu uyuşmazlığın giderilmesini mahkemeler yerine, … kişilere bırakmaları mümkündür. Usul hukumuzda bir davanın hakemler marifetiyle bakılıp sonuçlandırılması … bir yargı yoludur. Kanunların açıkça veya zımni olarak cevaz verdiği hallerde tahkim yolu açıktır. Taraflar aralarındaki uyuşmazlığın hakem yolu ile çözülmesi hususunda irade serbestisine sahiptirler. Davacı ile davalı arasında düzenlenen 7.8.1998 tarihli sözleşmenin 9.maddesindeki tahkim şartına dayanarak, dava hakem heyetinde açılmış ve hakem heyetince görülerek sonuçlandırılmıştır.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesi ile amacının “Bu kanunun amacı, kamu yararına uygun olarak tüketicinin … ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarının tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlemeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.” olduğu, 2.maddesi ile kapsamının “Bu Kanunun, 1inci maddde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” olduğu, 3.maddesi ile de kanunun uygulaması ile ilgili tarifler yapılmış, 22.maddesi ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti oluşturulup, bu hakem heyetine hangi hallerde mecburi olarak, hangi hallerde ihtiyari olarak başvurulabileceği belirtildikten sonra, 23.maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
4077 saylılı kanunun amacını belirleyen 1.maddesini açık hükmü ile yasanın bütününden, anayasanın 172.maddesinde yer … “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” hükmü doğrultusunda, birey olarak daha zayıf ve korunmaya muhtaç durumda olan tüketicilerin, satıcı, sağlayıcı vs. karşısında daha etkin bir şekilde korunmasını sağlamak, sosyal ve iktisadi hayattaki gelişmeler karşısında, … kukuka uygun olarak bu yasanın hazırlanıp çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Tüketicinin sağlığını, güvenliğini, ekonomik çıkarlarını korumak, aydınlatmak herşeyden önce devletin anayasa ile üstlendiği görevleridir. Bu yasa ile kamunun yararının korunması, sosyal düzen ve adaletin, tüketiciler ile satıcılar-sağlayacılar vs. arasında kapsamlı bir ahengin sağlanması amaçlanmıştır. Bu kanun ile tüketici korunurken aynı zamanda kamu düzeninin sağlanması amaçlanmış, olduğundan, kanunun doğrudan kamu düzeni ile ilgili olduğunda hiç tereddüd edilmemelidir.
Tüketicinin korunmasını amaçlayan 4077 sayılı kanunun kamu düzeni ile ilgili … bir kanun olması, bu yasanın 22. maddesi ile tüketici sorunları hakem heyeti olarak bir hakem heyeti oluşturulmasından, yasa koyucunun böylece zimnen … tahkim yolunu kapadığı, 23.maddesindeki bu kanunun uygulaması ile ilgili her türlü ihtilafların tüketici mahkemelerinde görüleceği şeklindeki hükmünden, görevli mahkemenin yasa ile açıkça belirlendiği ve bu kanunun uygulanmasından çıkan ihtilafların mutlaka tüketici mahkemelerinde bakılması gerektiği, tahkim yolu ile … hakemler önünde görülemiyeceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki daire satışına dair sözleşmeden doğan ihtilaf, 4077 sayılı kanunun 1,2,3/c-f ve 23.maddeleri nazara alındığına bu yasa kapsamında kalmakta ve ihtilafı çözmede tüketici mahkemeleri görevli olduğundan, sözleşmedeki tahkim şartı geçersizdir. Uyuşmazlığın hakemler vasıtası ile çözümlenme olanağı yoktur. Öyle olunca hakem kurulunca açıklanan bu hususlar gözardı edilerek, görevleri kapsamında olmayan dava hakkında verdikleri, usul ve yasaya aykırı karar HUMK 533/3 maddesi hükmü gereği bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususlerın incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.5.2007 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.