YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8832
KARAR NO : 2008/15637
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … yeri telefonunun borcu olduğundan bahisle davalının kendisi aleyhine icra takibi yaptığını, itirazı üzerine davalı tarafından açılan itirazın iptali davasının reddedildiğini, ancak davalının bu kez ev telefonunun aboneliğini iptal ettirip numarayı başkasına verdiğini,yeni açtığı işyerine telefon bağlatmak istediğini, bu talebinin reddedildiğini, 4 yıldır evde ve işyerinde telefonunun olmadığını, davalının kendisini mağdur ettiğini ileri sürerek 3.000,00 YTL manevi tazminatın icra takip tarihinden faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının borcu olduğu için Yönetmelik gereği diğer aboneliğin de iptal edildiğini, yeni abonelik için başvurusunun olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının kesinleşmiş mahkeme kararını ibraz ederek abonelik tesis ettirmesinin mümkün olmasına rağmen bunu yapmadığına, kuruma müracaat ettiğini gösterir belgenin bulunmadığına ve kişilik haklarına yönelik saldırının da olmadığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş ; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, borcu olmadığı halde davalının kendisi hakkında işyerindeki telefonu için takip yapıp dava açtığını, ev telefonunu iptal ettirip numarayı başkasına verdiğini, davanın reddedilmesine rağmen yeni abonelik başvurusunun kabul edilmediğini, 4 yıldır mağdur olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Dosya içerisinde mevcut davalı Telekomun yazısından, davacının işyerinin telefon borcu olması nedeniyle Yönetmelik gereği ev telefonu aboneliğinin de iptal edildiğinin bildirildiği görülmektedir. Oysa, davacının işyeri telefon borcu olmadığı kesinleşen mahkeme kararı ile sabittir. Bu durumda davalının kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen iptal ettiği abonelikleri yeniden tesis etmemesi haksız ve hukuka aykırıdır. Davacının B.K. 49. maddesindeki şartlar gerçekleştiğinden manevi tazminat isteme hakkı vardır. Mahkemece davacının kesinleşmiş mahkeme kararı ile başvuruda bulunup abonelik tesis ettirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; ev telefonu aboneliğini resen iptal ettiren davalıdır. Aleyhe verilen mahkeme kararına rağmen yaptığı haksız uygulamayı telafi etmeyerek kusurlu davranan da davalıdır.Günümüzde zorunlu ihtiyaçlardan biri haline gelen telefon için, resmi başvuruda bulunulduğu ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının 4 yıldır davalıya başvuruda bulunmadığının kabulü de hayatın olağan akışına aykırıdır. Hal böyle olunca mahkemece davacı lehine olayın özelliğine uygun oranda bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.