Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/9908 E. 2007/14132 K. 26.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9908
KARAR NO : 2007/14132
KARAR TARİHİ : 26.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalılar … Hiz. ve … Sağ. Hiz. yönünden davanın reddine diğer davalılar yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar … ve… avukatınca duruşmalı, davacılar avukatıncada duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacılar adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri …’nın davalı … şirketinin sahibi olduğu Keçiören polikliniğinde davalı KBB uzmanı doktor … tarafından 17.10.1997 tarihinde saat 10.15’de bademcik ameliyatı edildiğini, ameliyattan sonra iki kez yapılan kontrolden sonra hastanın ağzından ve burnundan şiddetli kan gelmesi nedeni ile davalı doktor …’ın isteği ile saat 15.00 gibi ambulansla davalı … Hastanesi’ne ulaştırıldığını, bu hastanede de gereksiz şekilde bekletildikten sonra ameliyata alındığını ve saat 16.00 da ameliyata katılan … Hastanesi anestezi uzmanı diğer davalı … tarafından murisin öldüğünün açıklandığını, kusurlu davranışları nedeni ile davalıların sorumlu olduğu açıklanarak, eş … için 250 YTL. maddi, 1.500 YTL. manevi çocuklar …, … ve … için 100’er YTL. maddi ve 1.000 ‘er YTL. manevi , anne … için 100 YTL. maddi ve 1.000 YTL. manevi tazminat ile kardeşler …,…,… ve … için 750’şer YTL. manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı …, davalı … şirketine ait poliklinikte KBB uzmanı olarak davacıların murisini lokal anestezi ile bademcik ameliyatı yaptığını, 1-1,5 saat sonra yapılan kontrolünde sağ tonsilitte pıhtı toplandığını görünce temizleyip dikiş attığını, saat 14.15’de yaptığı ikinci kontrolde tekrar sızıntı olduğunu fark edince ve ağrısı nedeni ile ağzını açamayınca genel anestezi ile kanama kontrolü yapmak üzere … Hastanesi anestezi uzmanı davalı …’ın onayı ile hastayı o hastaneye götürdüğünü, bu aşamaya kadar bir aciliyet olmadığından doğrudan ameliyata değil bekleme odasına alındığını, saat 15.05 gibi ameliyata alınan hastaya davalı … tarafından anestezi verildiğini ancak entübe edilemeyince hastanın boğazına trakeostomi uygulandığını ancak kurtarılamadığını, kendisinin hiçbir kusurun bulunmadığını, gereken tıbbi müdahelenin zamanında yapıldığını savunarak, davanın reddini dilemiş, davalı … da, hastanın kanamaya bağlı olarak genel durumu kötü şekilde … Hastanesine getirildiğini, ağzının içinin kan ile dolu olması nedeni ile aspiratör ile ve elle temizlenemediğini, ameliyatı yapan davalı …’ın uzmanlık alanına girmesine rağmen müdaheleye yanaşmadığından acilen trakeostomi işlemine başladığını ancak diğer davalının işlemin devamının uzun sürmesi nedeni ile bu işlemin yeterli olmadığını , kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını savunmuş, diğer davalı Hastaneler de sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüşlerdir.
Mahkemece, oy çokluğu ile verilen Adli Tıp Genel Kurulunun raporunun hükme elverişli olduğu kabul edilerek, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davalılar … ve…’tan müteselsilen tahsiline, davalı şirketler açısından da husumet nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalılar … ve… tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …’ın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı … Ltd.Şt.davalı KBB uzmanı …’ı istihdam eden durumunda olup, kendi hastanesinde çalışan doktorun kusurundan Bk. 55 maddesine göre sorumludur. Bu nedenle mahkemece davalı … şirketinin hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarından davalı … ile birlikte müştereken ve müteselisilen sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekirken eksik ve yanlış değerlendirme sonucu bu şirket hakkındaki davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Dava, davacıların murislerinin bademcik ameliyatı sonrasında davalıların kusuru ve ihmali nedeni ile öldüğü açıklanarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık doktorların davacıların murisinin ölümünde hukuka aykırı bir eyleminin, ve kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davadaki ileri sürülüşe ve kabule göre dava temelini vekillik sözleşmesi oluşturmaktadır. Eş deyişle dava, davalı doktorun vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. (BK:386, 390 md)
Vekil, … görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. (BK:390/11) Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur. (BK.321/1) O nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları (hafifte olsa) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastanın zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor, tıbbi çalışmalarda bulunurken bazı mesleki şartları yerine getirmek hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak, tedaviyi her türlü tedbirlerii alarak yapmak zorundadır. Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken, hastanın özelliklerini gözönünde tutmalı, onu gereksiz risk altına sokmamalı en emin yolu tercih etmelidir. Gerçekte de mesleki bir … gören; doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır. Titiz, özen göstermeyen bir vekil, BK. 394/1 uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.
Somut olayda, davacıların murisinin davalı KBB uzmanı doktor … tarafından lokal anestezi altında gerçekleştirilen bademcik ameliyatından sonra meydana gelen kanama nedeni ile genel anestezi altında kanama kontrolü yapılması için davalı … hastanesine getirildiği ve anestezi uzmanı davalı … tarafından anestezi verilip entübe işlemi ve bilahere trakeostomi işlemi yapılmasına rağmen öldüğü dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davamızda ölüm olayının meydana gelmesinde davalı anestezi uzmanı…’ın kusurlu olup olmadığının saptanması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan ve oy çokluğu ile verilen Adli Tıp Genel Kurulu’nun 17.2.2005 günlü raporunda; cerrahi … öncesi yapılması zorunlu olan rutin tetkiklerin yapılmayıp önceki tetkiklerle yetinilmesi ve hastada başlayan kanamanın durdurulamaması üzerine acilen götürüldüğü … Hastanesinde entübasyon işlemi sırasında hastanın yanından ayrıldığı, hastanın ağız ve boğaz bölgesinin pıhtılaşmış kanla dolu olması nedeniyle solunum yolunun açılamaması ve entübasyon işleminin yapılamaması üzerine anestezi uzmanının trakeostomi açmasını istemesine rağmen, trakeostomi açmadığı ve anestezi uzmanının trakeostomi açmaya başlaması üzerine bu işlemi tamamladığı, bu görevin aslen KBB uzmanına ait olması nedeni ile hastada ortaya çıkan klinik tabloları görmemesi ve trakeostomi girişiminde gecikmesi nedeni ile davalı KBB uzmanı …’ın 2/8 oranında kusurlu olduğu açıklandıktan sonra, genel anestezi uygulamadan önce hastanın ağız içi kontrolünü yapmadan kürerize edip entübasyona geçmesi kürarın kas gevşetici etkisi nedeni ile üst solunum yolundaki birikmiş kanın alt solunum yoluna inebileceği göz önüne alındığında anestezi uzmanı davalı …’ın da 2/8 oranında kusurlu olduğu , … hastanesinin ise, kusurlu olmadığı açıklanmıştır. Adli Tıp Genel Kurulu’nun muhalefet raporunda davalı …’ın kusurlu olmadığı açıklandığı gibi, mahkemece çeşitli Adli Tıp İhtisas Daireleri’nce verilen raporlarda da bir kısmında kusurlu bir kısmında da kusursuz olduğu açıklanmıştır. Bu kez … Üniversitesi … Hastanesi ve Gazi Üniversitesi Hastanesinde görevli anestezi uzmanlarınca verilen üç kişilik 8.2.2006 tarihli heyet raporunda ise, anestezi uzamanı doktor…’ın ikinci bir anestezi uzmanından da yardım almış olup, doktorun acil gelen bir hastaya yaklaşımının etik olduğu, yapılması gereken tüm müdahalelerin yapıldığı, burada gelişen olayın başa çıkılması zor bir komplikasyon olduğu bildirilmiştir. Anestezi uzmanı davalı …’ın kusurlu olduğunu açıklayan raporların yanında kusurunun olmadığını bildiren raporların da bulunduğu gözetildiğinde; davalı …’ın işleminin hatalı olup olmadığı konusunda, Üniversite Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi Kurulunca verilen raporda somut olarak bir açıklama yapılmadığı özellikle Adli Tıp Genel Kurulu raporunda açıklanan hususlarda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak …, Bilirkişi Kurulundan ek rapor alınarak, dosyadaki hastanede tutulmuş dosya ve kayıtlar, taraf savunmaları, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, özellikle Adli Tıp Genel Kurulu raporunda açıklanan hususlar somut olarak değerlendirilerek yapılması gerekenle, yapılan müdahale ve tedavinin ne olduğu, anestezi işlemi ya da entübe işleminin öncelik sırasının bulunup bulunmadığı , tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalı anestezi uzmanı …’ın hata ve kusurunun bulunup bulunmadığını gösteren nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmak ve şayet davalı …’ın kusurlu olduğu açıklanırsa bu doktoru istihdam eden davalı … Hastanesi’nin de B.K.nun 55. maddesi gereğince çalıştırdığı doktorun kusurundan sorumlu olduğu ve dolayısıyla hükmedilen tazminatla sorumlu olduğu gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun karar vermektir.
Eksik inceleme ve mevcut delileri değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı … yararına bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalı …’ın tüm, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın davacı, 3.bent gereğince davalı … yararına BOZULMASINA, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 13.10 YTL. peşin harcın davacıya, 494.10 YTl.nın davalı …’ya, 494.10 YTl.nın davalı …’e iadesine, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.