Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8245 E. 2006/11886 K. 18.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8245
KARAR NO : 2006/11886
KARAR TARİHİ : 18.09.2006

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … Buğdaycı gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılar ile aralarındaki adi ortaklığın feshi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000.000 TL kar payı alacağının tahsiline ilişkin Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu dava sonunda ortaklığın feshine, bilirkişi raporu ile belirlenen 20.070.000.000 TL kar payı alacağından taleple bağlı kalınmak suretiyle 150.000.000 TL’lık kısmının tahsiline karar verildiğini ileri sürerek, saklı tutmuş olduğu 19.920.000.000 TL kar payı alacağı ile ilk davanın açıldığı 24.11.1997 tarihinden bu davanın açıldığı 19.3.2002 tarihine kadar işlemiş olan yasal faiz tutarı 47.035.000.000 TL olmak üzere toplam 66.955.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 19.920.000.000 TL kar payı alacağı ile 24.11.1997 tarihinden 19.3.2002 tarihine kadar işlemiş 27.107.800.000 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 47.027.800.000 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline, 19.920.000.000 TL’ye dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu ilk
davada, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle ortaklığın feshi ile birlikte 150.000.000 TL kar payı alacağının faiziyle birlikte tahsilini istemiş, mahkemece ortaklığın feshine, 20.070.000.000 TL olarak belirlenen kar payı alacağından taleple bağlı kalınmak suretiyle 150.000.000 TL’lık kısmının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olup, davacı bu davada ilk davada saklı tutmuş olduğu 19.920.000.000 TL kar payı alacağını, ilk davanın açıldığı tarihten ek davanın açıldığı tarihe kadar işlemiş olan faiziyle birlikte talep etmiştir. Davacının açmış olduğu ilk dava, alacağının sadece bir bölümüne ilişkin olup, kısmi dava niteliğindedir. Öğreti ve Yargıtay tarafından benimsenen ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, kısmi davanın, dava edilmeyen ancak saklı tutulan miktar bakımından borçluyu temerrüde düşürmeyeceği kabul edilmektedir. Çünkü açılan kısmi dava, ancak dava konusu edilen miktar kadar davalıyı temerrüde düşürür. Bilinmeyen ve yargılama sırasında bilirkişi raporu ile ortaya çıkan ve ek davaya konu olan … için, kısmi dava dilekçesinin borçluyu temerrüde düşüreceğinden söz edilemez.(HGK.T.3.7.2002 E.2002/9 2002/564, HGK.T.5.3.2003 E.2003/9-76 K.2003/126) Davacının kısmi davadan önce davalıya göndermiş olduğu 3.11.1997 tarihli ihtar, kar payı alacağı açıkca miktar ve süre belirtilmek suretiyle istenmiş olmadığından, davalının temerrüdünü oluşturacak nitelikte bulunmayıp mahkemece de kısmi davada hükmedilen alacağa, kısmi dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. O halde az yukarda açıklanan nedenlerle daha önce temerrüt söz konusu olmadığından, kısmi davada saklı tutulan ve bu davada talep edilen kar payı alacağına ancak bu davanın açıldığı tarihten itibaren faiz istenebilir. Mahkemece saklı tutulan kar payı alacağının, kısmi davanın açıldığı tarihten bu davanın açıldığı tarihe kadar olan işlemiş faiz miktarının tahsiline ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, temerrüt oluşmadığı halde anılan tarihler arasındaki 27.107.800.000 TL işlemiş faiz talebinin de kabulüne hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edilene iadesine, 450.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 18.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.