YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7733
KARAR NO : 2008/15702
KARAR TARİHİ : 26.12.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkete 8.12.2004 tarihinde 15.000,00 YTL, 23.12.2004 tarihinde de 15.000,00 YTL olmak üzere toplam 30.000,00 YTL ödünç verdiğini, alacağının tahsili için 1.5.2006 tarihinde göndermiş olduğu ihtarın ise sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 30.000,00 YTL’nin 23.12.2004 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, dava konusu paranın ödünç olarak verilmediğini, şirketin ortakları ile davacının Azerbeycan’da yapacakları inşaat işleri için “… İnşaat” adı altında bir ortaklık kurduklarını, dava konusu paranın da söz konusu bu ortaklık ilişkisi nedeniyle yapılan masraflara karşılık ödendiğini, nitekim makbuz üzerinde de “Bakü hesabına mahsuben” açıklamasının bulunduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının, Bakü’de faaliyet gösteren ve adi ortaklık niteliğinde bulunan “… Mahdut Mesuliyetli Cemiyetinin” ortağı olduğuna ilişkin resmi bir belgenin mevcut olmadığı belirtilerek, savunmanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 30.000,00 YTL’nin 16.5.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı şirkete 30.000,00 YTL ödünç verdiğini iddia etmiş, davalı ise davacının bu iddiasına karşı koyarak paranın, davacı ile şirket ortakları arasında kurulan adi ortaklık hesabına mahsuben ödendiğini belirtmek suretiyle gerekçeli inkarda bulunmuştur. Davacının davada delil olarak dayandığı ödeme belgesinde, “Bakü hesabına mahsuben” açıklaması mevcut olup, ödünç olarak verildiği yazılı değildir. Bu durumda davacı, ödünç ilişkisini yasal delillerle kanıtlamakla yükümlü olup, bu yükümlülüğünü yerine getirememiştir. HUMK’nun 288.maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki davacı dava dilekçesinde ‘sair deliller’ demek suretiyle ‘yemin’ deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece ispat yükü ters çevrilmek suretiyle, savunmanın ispat edilemediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 405,00 YTL temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.