Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/1513 E. 2022/8535 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1513
KARAR NO : 2022/8535
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : 1) Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin
08/02/2021 tarih ve 2019/320 Esas – 2021/53 Karar sayılı kararıyla; sanık … hakkında; maktul …’a yönelik TCK’nin 82/1.a, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca verilen müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04/10/2021 tarih ve 2021/592 Esas – 2021/1331 Karar sayılı kararıyla; “istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine” dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04/10/2021 tarih ve 2021/592 Esas – 2021/1331 Karar sayılı kararının sanık … müdafii, katılanlar vekili, İstanbul Tabipler Odası ve Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) İstanbul Tabipler Odası ve Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü vekillerinin, sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan açılan davaya katılmaya hak ve yetkileri bulunmadığından, temyiz istemlerinin CMK’nin 298/1. maddesi gereğince REDDİNE karar verilmiştir.
2) Sanık … hakkında maktul …’a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve maktulden katılanlar vekilinin temyiz talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanık … hakkında ilk derece mahkemesince hükmedilen nitelikli kasten öldürme suçuna ilişkin hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle verilen kararın 5271 sayılı CMK’nin 286/2.a maddesi gereğince temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … müdafii ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş iseler de; 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin takdiren dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Sanık müdafiinin sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, katılanlar vekilinin takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; maktulün özel Medicana hastanesinde psikiyatri doktoru olarak görev yaptığı, sanığın ise maktulün hastası olduğu ve bir süredir maktul vasıtasıyla tedavi gördüğü, tedavi süresince maktul tarafından sanığa kullanması için ilaçlar yazıldığı, sanığın savunmasına göre; olay günü okulunda derste iken izin alıp okuldan ayrıldığı, maktulün yazdığı ilaçların kendisine iyi gelmediğini, maktul bu ilaçları kendisine vermeseydi daha iyi bir durumda olacağını düşünmesinden ötürü, maktulü öldürme kararı alarak eve gidip babasına ait silahı aldıktan sonra hastaneye gittiği, güvenlik olmayan arka kapıdan girerek, maktulün odasına geldiği ve öğle yemeğinde olan maktulü beklediği, gelmesiyle birlikte odasına girdiği ve maktulün dikkatinin telefonda olduğu bir anda üzerinde getirdiği silahı çekerek bir el ateş edip maktulü öldürdüğü anlaşılan olayda;
a) Tasarlamanın oluşması için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanık …’ın öldürme kararını ne zaman aldığı hususunun kesin delillerle ortaya konulamadığı, maktulü öldürme konusunda karar verip bir plan yaptığına ve bu kararında sebat ve ısrar gösterip makul bir süre geçmesine rağmen kararından dönmediğine ve maktulü bu plan doğrultusunda öldürdüğüne ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı nedenle sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre; olay günü sabahı maktulü öldürme kararını aldığına ilişen savunmasıyla birlikte suçta kullanılan silahı aynı gün içerisinde temin ettiğinin anlaşılması karşısında tasarlamanın koşulları bulunmadığından, sanık hakkında TCK’nin 82/1-a maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın kollukça alınan beyanına göre; tedavi süresince maktulün kendisine yazdığı ilaçlardan ötürü daha kötü bir duruma geldiğini ve bu sebeple maktulü öldürme kararını aldığı anlaşılmakla;
18/01/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6514 sayılı Yasa’nın 47. maddesi ile 3359 sayılı Yasaya eklenen ek 12. maddenin 2. fıkrasına göre özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personellere yönelik görevleriyle bağlantılı olarak kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı TCK’nin 5. maddesi uyarınca kamu görevlisi sayılacaklarına ilişkin tespit, maktulün sanığa ilaç yazıp tedavi etmesi nedeniyle, bir kamu görevi ifa ettiği ve bu nedenle sanık tarafından öldürüldüğü hususları bir arada değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle gerçekleştirdiği anlaşıldığından, TCK’nin 82/1.g maddesi ile uygulama yapılması yerine suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04/10/2021 tarih ve 2021/592 Esas – 2021/1331 Karar sayılı hükmünün CMK’nin 302/2. maddesi gereğince kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28/02/2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2.a maddesi gereğince “Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02/11/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi