YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8879
KARAR NO : 2007/14119
KARAR TARİHİ : 26.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı İSU avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … Belediyesi’ne ait bulunan lokantayı 9.1.1985 tarihinde kiralayıp su abonesi olduğunu, akabinde belediyenin muvafakati ile lokantayı 12.5.1987 tarihinde dava dışı …’e devrettiğini ve o tarihten beri … tarafından çalıştırıldığını, ancak aboneliği iptal ettirmediği için davalı İSU Genel Müdürlüğü’nün oluşan su borcu nedeniyle kendisi aleyhinde icra takibi yaptığını, oysaki davalı idarenin belediyenin bir kuruluşu olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, abone olan davacının aboneliğini iptal ettirmediği için oluşan borçtan sorumlu olduğunu, esasen aboneliğin bulunduğu lokantanın …’e devredildiğinin kendilerinede bildirilmediğini, savunarak reddini dilemiştir.
Mehkemece, davacı aleyhinde bir başka icra dosyasında icra takibi yapılmasına rağmen suyun kesilmediği, davalı zarara uğramış ise bunun davalının kendi kusurundan kaynaklandığı, davalı idareninde bağlı buluduğu belediyeninde davacının lokantayı …’e devretmesine muvafakat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava dışı … Belediyesine ait taşinmazı 9.1.1985 tarihinde kiralayıp su abonesi olduğu, akabinde su aboneliğini iptal ettirmeden taşinmazı dava dışı …’e devrettiği hususu ihtilafsızdır. Hemen belirtmek gerekirki su aboneliğini iptal ettirmeyen davacı, bu abonelik nedeniyle oluşan tüm borçtan sorumludur. Davacı, aboneliğin kurulu bulunduğu kiralanan lokantayı başkasına devrettiğini davalıya bildirdiğinide iddia ve ispat etmemiştir. Taşınmazın maliki olan dava dışı belediye ile davalı kurum ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğu içinde, belediyenin devre izin vermesi, abone olan davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Öte yandan davaya konu icra takibinden önce davacı hakkında başka faturalardan dolayı icra takibi yapılmasına rağmen, davalının su kullanılmasına izin vermiş olması, bir başka deyişle davacının suyunun kesilmemesi de davacının abone olması nedeniyle oluşan borçtan kurtulmasını sağlamaz. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.