YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14331
KARAR NO : 2007/2632
KARAR TARİHİ : 26.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddineyönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı sigortalılarının zihinsel engelli çocuklarına eğitim hizmeti verdiklerini ve ücretinin mevzuata ve özellikle Bütçe Uygulama Talimatı çerçevesinde ödendiğini ve mevzuatta eğitim verilecek süreler yönünden sınırlama bulunmadığını ancak, 2.10.2003 tarihli yazı ile 1.1.2001 tarihinden itibaren özürlü sayısı dikkate alınmadan, grup ve bireysel eğitim esas alınarak ödeme yapılması gerektiğinden fazla ödendiği anlaşılan 44.111 YTL. ile işlemiş faizi 48.337 YTL.nın iadesinin talep edildiğini, getirilen yeni düzenlemenin geçmişe etkili olarak uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya yapılan ödemelerin 2001 yılına kadar özürlü sayısına göre belirlendiği halde, 2001 yılı Bütçe Uygulama Talimatı ile özürlü sayısı yerine verilen grup ve bireysel eğitim esas alınarak ödeme yapılmasının öngörüldüğünü, günde en fazla 7 seans bireysel eğitim verilmesi konusunda getirilen sınırlamanın 31.12.2002 tarihli genel yazı ile önceki genelgelere ilaveten ayrıntılı olarak duyurulduğunu ve yapılan inceleme sonucu 1.1.2001 ile 31.12.2002 tarihleri arasında genel yazıda açıklanan şekilde 7 seantan fazla eğitim yapıldığı bildirilen kısım için yapılan ödemelerin haksız olduğu anlaşıldığından istirdadının talep edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 48.837 YTL. işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tesbitine, fazla isteğin reddine karar verilmiş, hüküm; davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2006/14331 2007/2632
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı mevzuata uygun şekilde verilen hizmetin karşılığının kendisine ödendiğini ancak genel yazıya istinaden geriye dönük olarak istirdat talep edildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesin istemiştir. Davacının davalıya verdiği hizmetin yasal dayanağını 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ek 37. maddesi oluşturmaktadır. Bu maddede “ Sigortalılar ve kurumdan sürekli … göremezlik geliri, malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanların geçindirmekle yükümlü oldukları zihinsel, bedensel, ruhsal ve duygusal özürü bulunan çocukları ile kurumdan hak sahibi olarak gelir veya aylık … aynı durumdaki çocuklardan, kurum … tesisleri … kurulu raporu ile resmi veya … eğitim merkezlerine gönderilenlerin, gelişim ve eğitimlerine ilişkin yardımlar, Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen esas ve miktarlarda Kurumca sağlanır “ düzenlemesi getirilmiştir. 2001 yılı Bütçe Uygulama Talimatının “ özürlü Çocukların Eğitim ve Tedavi ve Rehabilitasyonu “ başlıklı 24.maddesinde de, önceki yıllarda uygulanan özür sayısına göre yardım usulünden vazgeçilerek özür veya özürlerden dolayı verilen grup ve bireysel eğitim esas alınarak yardım yapılması öngörülmüştür. Bu belirleme gereğince yapılacak işlemleri göstermek amacıyla, 9.5.2001 ve 15.2.2002 tarihli genelgelerin çıkartıldığı, ancak gerek anılan yasada gerekse atıf yapılan bütçe uygulama talimatı ve yukarıda bildirilen genelgelerde ödemelerin yapılacağı … eğitim merkezlerinde görevli uzman personelin bir günde en fazla kaç seans eğitim verebileceği, ödemelere esas alınacak azami seans sayısı konusunda bir açıklığın bulunmadığı, ve denetimler sonucu belirlenen suistimallerin engellenmesi için Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan yazışmalar sonucu uzman personelin günde en fazla 7 seans bireysel eğitim verebileceği kabul edilerek 31.12.2002 tarihli genel yazının çıkartıldığı ve bu yazıya istinaden fazladan ödendiği bildirilen miktarın davacıdan 2.10.2003 tarihli yazılı ile talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından suistimalleri engellemeye yönelik olarak yeni kurallar içerecek şekilde anılan 31.12.2002 tarihli genel yazı çıkarıldığına göre, yürürlük tarihinden itibaren hüküm ifade etmesi asıldır. Geriye dönük olarak uygulanması usul ve yasaya, hukuki … ilkesine aykırıdır. Kaldı ki, anılan genel yazının “ 1.1.2001 tarihinden bu yana yapılan ödemeler yukarıda belirtilen ve
ilişikte örneklenen esaslara göre kontrol edilecek, varsa yapılan fazla ödemelerin tahsili cihetine gidilecektir “ ibaresinin, Danıştay 10. Dairesinin 31.1.2006 tarihli kararı ile iptal edildiği de dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle anlaşılmaktadır.
Davacı yürürlükte bulunan mevzuat gereğince verilen hizmetin bedelinin kendisine ödendiğini bildirmiş, buna karşılık davalı idare tarafından ise, verilmeyen eğitimler için haksız olarak ücret tahsil edildiğine ilişkin somut bilgi ve belge de ileri sürülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile, bireysel ve grup eğitimi için seans sayısında sınırlama getiren 31.1.2.2002 tarihli genel yazının geriyi dönük olarak uygulanarak, 1.1.2001 tarihinden itibaren açıklanan seans sayısından fazlası için yapılan ödemelerin istirdadına ilişkin davalı idare talebinin yerinde olduğunun kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının temyiz talebinin reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde 12.20 YTL.nın davacıya iadesine, 26.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.