YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7461
KARAR NO : 2006/12188
KARAR TARİHİ : 21.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sif.)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı şahsın aldığı Tüketici kredisine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalının kendisine yapılan ihtara rağmen borcunu ödemediğini, icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne ,itirazın asıl alacak olan 1.938,09 YTL nin temerrüt tarihinden faizi ile tahsili yönünden iptaline, inkar tazminatı talebinin ise alacak likit olmadığından bahisle reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, Tüketici kredisi kefili olan davalının ödenmeyen kredi borcu için yapılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne,alacak likit olmadığından inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. İ.İ.K.nun 67 … maddesinin 2. fıkrası hükmünce, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırım olan icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Ayrıca alacağın likit ve belli olması da gerekir. Yani borçlu tarafından alacağın … miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi
gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Öte yandan borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki,HUMK 438/7 maddesi hükmü uyarınca bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine (asıl alacağın %40’ı olan 775 236 000 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 21.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.