YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9332
KARAR NO : 2008/15838
KARAR TARİHİ : 29.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisine 14.11.2002 tarihli sözleşme ile taşınmazını tadilat ve onarım şartıyla kiraya verdiğini,sözleşme hükümlerine göre onarımın 3 … içerisinde tamamlanacağı ve bundan sonra davalının oluşturacağı komisyonun tutanakla durumu tespit edeceği,bu tutanaktan sonra kira ödemeye başlanacağının hükme bağlandığını,tahliye tehdidi altında tutanağın düzenlenmesinden önce davalının kendisinden taahhütname aldığını,tutanağın bundan sonra 27.8.2003 tarihinde düzenlendiğini ileri sürerek kira başlangıcının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davacıyla aralarında İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/348 esasında kayıtlı davasında kira başlangıç tarihinin belirlendiğini,anılan dava dosyasının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini,kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini,ayrıca davacının aynı konuda İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açtığını ,bu davanın da derdest olduğunu savunarak eldeki davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece,taraflar arasında İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp,Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen karara göre kira başlangıç tarihinin 20.3.2003 olduğu,ayrıca davacının aynı konuda İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit ve istirdat davası açtığı ,eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağı gerekçe gösterilerek hem kesin hüküm nedeniyle hem de hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, bu davasında, davalı ile aralarındaki kiranın başlangıç tarihinde ihtilaf bulunduğunu ileri, sürerek kira başlangıç tarihinin tespitine karar verilmesini istemiş; Mahkeme ise taraflar arasında 7.Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen dava dosyası ile kiranın başlangıç tarihinin 20.3.2003 olarak belirlendiği, hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, ayrıca eda davası açılacak hallerde tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Öncelikle belirtmek gerekir ki bir davada maddi vakıaları ileri sürmek taraflara, olayları doğru olarak nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve uygulamak doğrudan hakimin görevidir(HUMK 76). Davcının talebi içerisinde muarazanın giderilmesi isteği de bulunduğundan ve davacının bu talebi edaya yönelik bir talep olduğundan, açılan davanın tespit davası olarak nitelendirilmesine yasal olarak olanak bulunmamaktadır. Diğer taraftan kesin hüküm olumsuz dava şartlarındandır ve kamu düzeni ile ilgili olup, HUMK 237 maddesi anlamında kesin hükmün varlığının tespiti halinde, mahkemece herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin açıklanan bu hususları göz ardı ederek, hem kesin hüküm nedeniyle hemde hukuki yarar yokluğu nedeniyle davayı reddetmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.