YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1250
KARAR NO : 2006/5108
KARAR TARİHİ : 06.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kredi kartı borçlarını ödeyemediğini, 4822 sayılı yasanın geçici 1.maddesinden yararlanmak için davalı bankaya başvurduğunu, davalının çıkardığı hesabın da fazla olduğunu ileri sürerek, borcun tesbitini istemiştir.
Davalı, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi olarak tayin edilen kişinin mahkeme zabıt katibi olduğu ve dolayısıyla ihtilaf konusunda uzmanlık gerektiren bilgi ve meslek sahibi olmadığı ve hazırladığı raporunda hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Böyle olunca Mahkemece dava ile ilgili icra takip dosyalarının da celbi ile yeniden konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile davacının temerrüde düştüğü tarih ile başvuru tarihi belirlenip, başvuru tarihi itibarıyle Dairemizin emsal kararlarında izlenen şekilde davacı borcunun tesbiti için bilirkişi incelemesi yaptırılıp, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun geçici 4. maddesinde: kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle kendisine dönem sonu borcunu ödemesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış yada 31.01.2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçlularının altmış … içerisinde kredi veren kuruluşa yasada öngörüldüğü şekilde müracaat ederek borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksidi peşin ödemeleri şartıyla son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını icra takip dava masraf ve harçları vekalet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olacağı düzenlenmiştir.
Daha önce yine kredi kartı borçları ile ilgili olarak, 4077 sayılı yasaya 4822 sayılı yasa ile eklenen geçici 2. maddeden faydalananların, 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinden faydalanamıyacağına dair, bu yasada bir hüküm ve düzenleme bulunmamaktadır. O nedenle 4822 sayılı yasa ile getirilen geçici 2. madde kapsamında kalsa dahi, henüz borç tamamen ödenerek kapanmayan veya yargılaması devam eden kredi kartı borçları hakkında da 5464 sayılı yasanın geçici 4. maddesinin şartları varsa uygulanmasının kabulü gerekir. Kredi kartı borçlusu olan davacının bu yasadan faydalanması, yasanın yayımlandığı tarihten itibaren 60 günlük süre içinde kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak müracaatına bağlı tutulmuştur. Bu durumda mahkemece kredi kartı borçlusunun yasada öngörülen sürede bankaya veya avukatına bir müracaatı olup olmadığı, davacı ve davalı bankadan sorulup araştırılarak, şayet başvurusu var ise bu yasanın geçici 4. maddesine göre borcun belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi için hükmün bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2.bentlerde açıklanan gerekçelerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.