YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18575
KARAR NO : 2012/13822
KARAR TARİHİ : 18.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmaksızın feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 17.04.2009 – 25.08.2010 tarihleri arasında, davalı şirkette finans müdürü olarak çalışan davacının şirketin gelişimine ayak uyduramadığını, verilen görevleri gereği gibi yerine getiremediğini, hataları sebebi ile davalı şirketin bir çok kez cezalı duruma düştüğünü ve maddi kayba uğradığını, şirketin tamamen iyiniyetli davranarak davacıyı işten çıkarmak yerine iş yükünü hafiflemeye gittiğini ve birbiri ile eş konumda iki poziyson oluşturulduğunu, davacıya bu görev değişikliğinin bildirildiğini, ancak davacının görevi kabul etmemesi üzerine iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin feshi öncesi davacıdan görev değişikliği teklifini kabul etmemesi ile ilgili olarak savunmasını yapmasının istendiği, aynı gün davacının yazılı savunmasını yaptığı, daha sonradan davacının iş sözleşmesinin görev değişimini kabul etmemesi sebebi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-h maddesi uyarınca 25.08.2010 tarihi itibariyle şirket tarafından feshedildiğinin yazılı olarak davacıya bildirildiği, ancak … ‘ ya ibraz edilen davacıya ait sigortalı işten çıkış bildirgesinde ise fesih sebebinin işveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı sebebi ile fesih yapıldığı şeklinde bildirildiği, davalı işverenin fesih sebebi ile bağlı olduğu fesih sebebini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği, feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri başlığı altında düzenlenen 25/II-h bendine göre, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi, işverene haklı sebeple derhal fesih hakkı vermektedir.
4857 sayılı Kanun’un “İşverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25. maddesinin son fıkrasına göre işverenin haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshettiği durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması koşulu aranmaz.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara … açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, ibraz olunan makbuz örnekleri ile davalı şirkete kesilen vergi cezalarının bulunduğu, davalı şirkette finans müdürü olarak çalışan davacıya 12.08.2010 tarihinde yapılan kontrol ve raporlama müdürlüğü teklifinin davacı tarafından kabul edilmediği, fesih öncesi davacının 25.08.2010 tarihli savunmasında, yeni müdürlük görevinin daha alt düzeyde olduğundan bu görevi kabul etmediğini belirttiği, aynı gün iş sözleşmesinin görev değişim teklifini kabul etmediğinden bahisle 4857 sayılı Kanun’un 25/II- h. maddesine dayanılarak feshedildiği, davacının finans müdürü olarak vergi cezalarına ilişkin görevi kapsamına giren konularda bir önlem almadığı gibi buna ilişkin savunmalarını da dosyaya sunmadığı, bu eylemlerin 4857 sayılı Kanun’un 25 II- (h) bendinde, belirtilen şekli ile haklı fesih oluşturacak boyutta olmasa bile geçerli feshin sebeplerini oluşturacak nitelikte olduğu, buna rağmen işveren tarafından olayda geçerli sebeple iş sözleşmesi feshedilmeyerek başka bir iş teklif edildiği, işçinin değişiklik önerisini kabul etmediği, işverenin ise bu iş değişikliğinin geçerli sebebe dayandığını kanıtlamış olduğu anlaşılmakla davanın reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 101,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.