YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10285
KARAR NO : 2022/8960
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Temyiz dışı katılan sürücü … yönetimindeki kamyonetiyle meskun mahalde, azami hız limitinin 50 km/saat olduğu, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama cadde üzerinde gündüz vakti seyri esnasında dört yönlü … Caddesi Kavşağına geldiğinde, kavşağı takiben yolun karşı sokağı istikametine geçmek üzere kavşağa kontrolsüzce çıkması sonrası, … … Devlet Hastanesince düzenlenen doktor raporuna göre 1.86 promil alkollü olan ve talimat mahkemesince alınan 08/12/2020 tarihli beyanları ile sabit olduğu üzere 90 km/saat ile seyreden sanık sürücü …’nın sevk ve idaresindeki kamyonetin ön kısmı ile çarpışması sonucu sanığın tali kusuru ile katılanın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmalarına neden sebebiyet verdiği olayda;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa göre 1.86 promil alkollü olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında, iddianamede yer almayan TCK 22/3. maddesi gereğince arttırım yapılması sırasında sanığa CMK’nın 226/2. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek ilgili madde hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda sanık asli ve tam kusurlu olmakla birlikte, bir kişinin basit tıbbi müdahale ile geçer nitelikte yaralanmasına neden olduğu olayda, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile … ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
2- Olay anına ilişkin olarak sanığın aşamalardaki beyanları ile sabit olduğu üzere mahal şartların üzerinde hızla seyrettiği anlaşılsa da, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre bilinçli taksire vücut verir nitelikte mahal şartlarının iki katı bir hızda seyrettiğine dair dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında teknik anlamda hız tespiti bulunmadığı dikkate alınarak, sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin sanığın alkollü … kullanmaktan ibaret olduğu gözetilmeksizin, TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.