Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/9799 E. 2006/13957 K. 30.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9799
KARAR NO : 2006/13957
KARAR TARİHİ : 30.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar … …, …, … ‘ya murislerinden intikal eden taşınmazı adı geçen davalılara vekaleten hareket eden diğer davalı … ‘den 1.9.1997 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile 130.000.000 TL ödeyerek satın aldığını, ancak davalıların devir etmedikleri gibi açtığı tapu iptal ve tescil davasınında redle sonuçlandığını belirterek satışı vaad edilen 9/16 payın dava tarihindeki değeri olan 7.500.000.000 TL’nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin davanın reddine dair 11.10.2001 tarihli kararının davacı temyizi sonucu dairemizce bozulması üzerine, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, 7.500.000.000 Tl’nın diğer davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş,mahkeme kararının davalılar … …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece 29.3.2006 tarihli ek kararla temyiz süresinin geçirildiğinden bahisle temyiz isteminin reddine hükmedilmiş,ek kararda davalılar …, ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin 22.9.2005 tarihli asıl kararının kararı temyiz eden davalılar vekili avukat …’e Tebligat kanununun 21.maddesi uygulanmak suretiyle ,14.11.2005 tarihinde tebliğ edildiği, Avukat …’in 21.11.2005 tarihli dilekçe ile davalılar vekilliğinden istifa ettiğini bildirmesi sonucu kararın bu defa davalıların diğer vekili avukat …’na Tebligat yasasının 21.maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edildiği ve Avukat
2006/9799-13957
…’nun 17.2.2006 tarihli dilekçe ile kararı temyiz ettiği anlaşılmaktadır.Hemen belirtmek gerekirki kararın ilk önce tebliğ edildiği Avukat …’e yapılan tebligat, Tebligat yasasının 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28.maddesine uygun şekilde yapılmadığı için gecersiz olup herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz. Öte yandan kararın ikinci kez tebliğ edildiği Avukat …’na Tebligat Yasasının 21.maddesi uyarınca yapılan tebligatında Tebligat yasasının 21. ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine uygun olmadığı, haber verildiği bildirilen kapıcı …’un imzası ile tebligatın tebliğ edildiği muhtarın tebligatı aldığına dair imzasının ve muhtarlık kaşesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Geçersiz olan tebligatında herhangi bir sonuç doğurmayacağı izahten varestedir.Açıklanan bu olgular karşısında davalılar vekili avukat …’nun temyiz isteminin süresinde olduğu kabuledilerek mahkemenin 29.3.2006 tarihli ek kararın kaldırılarak temyiz isteminin incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre Davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Davacı bu davada kendisine satışı vaad edilen 9/16 payın dava tarihindeki karşılığı (raiç değeri) olan 7.500.000.000 TL’nın ödetilmesini talep etmiştir. Hemen belirtmek gerekirki davacının davalılar aleyhine açtığı tapu iptal ve tescil davasının reddedilerek Yargıtay denetimindende geçmek suretiyle kesinleştiği ve davacının akabinde eldeki bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesi geçerli olup, davacının açtığı tapu iptali ve tescil davası redle sonuçlandığı için davacı ancak tapu iptal ve tescil davasının sonucunun kesinleştiği tarihteki taşınmazın raiç değerinden davalıların hisselerine isabet eden pay miktarına denk gelen miktarı, bir başka deyişle taşınmazın tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarihteki raiç değerinden davalıların hisseleri olan 9/16 paya isabet edecek miktarı isteme hakkına sahiptir. Mahkemece yapılması gereken …, mahalinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, tapu iptal ve tascil davasının kesinleştiği tarihteki raiç değerinin belirlenmesi ve belirlenecek bu değerin 9/16 miktarına hükmedilmesidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek, herhengi bir değer araştırması yapmaksızın,sadece dava dilekcesindeki beyana itibar edilerek ve davalıların taşınmazdaki hisseleri gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle; mahkemenin 29.3.2006 tarihli ek kararının kaldırılmasına,(2)
2006/9799-13957
numarala bent uyarınca davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bent gereğincede temyiz olunan hükmün temyiz eden davalılır … …, … ve … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.