Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/7206 E. 2009/14151 K. 07.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7206
KARAR NO : 2009/14151
KARAR TARİHİ : 07.12.2009

R.. Ş.. vekili avukat … ile Ziraat Bankası A.Ş. vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.11.2008 gün ve 276-311 sayılı hükmün davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.

K A R A R
Harçlar, kamu hizmetinden yararlananların bu hizmetler dolayısıyla hizmetin maliyetine bir ölçüde katılmak üzere ödedikleri meblağlardır. Başka bir ifade ile idarece yapılan bir hizmet sonucu, kamu hizmetinden yararlanma karşılığı olarak, bu hizmetten yararlananlar tarafından ödenmesi gereken kamu geliri niteliği taşımaktadır. Bir kamu hizmeti nedeniyle harç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla belirlenmesine ve bu hususla ilgili harç alınmasına ilişkin düzenlemenin de, kanunda yer almasına bağlıdır. Nitekim T.C. Anayasası’nın 73.maddesi, “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmünü içermektedir.
492 sayılı Harçlar Kanununun “Özel Kanunlardaki Hükümler” başlığını taşıyan 123.maddesinin 3.fıkrasında aynen; “(Değişik fıkra: 25.12.2003 – 5035 S.K./31. md.) Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev’i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile (Ek ibare: 28.03.2007–5615 S.K./15.mad) Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (Bu kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dâhil) bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler bu Kanunda yazılı harçlardan müstesnadır.” Hükmünü taşımakta olup, 492 sayılı Harçlar Kanununda, 4/6/2008 günü kabul edilen ve 6/6/2008 tarihinde yayımlanan 5766 sayılı Kanunun 11/ç. maddesi ile yapılan değişikle; 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123.üncü maddesinin son fıkrasında yer alan “harca tabi tutulmaz” ibaresi “bu Kanunda yazılı harçlardan müstesnadır” şeklinde değiştirilmiştir. 5766 sayılı Kanunun 11/ç. maddesi ile yapılan değişikliğin gerekçesinde ise aynen; “492 sayılı Harçlar Kanununun 123. üncü maddesinde kredilere ilişkin istisna hükmünün yargı harçlarını da kapsamı içine aldığı hususu açıklığa kavuşturularak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır(madde gerekçesinin 7.fıkrası).” denilmektedir.
İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında, yapılan bu son değişiklikle bankaların, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemleri, 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan yargı harçlarından da müstesna tutulmuştur. Getirilen bu yeni yasal düzenleme ile bankaların veya ilgili kredi kuruluşunun yukarıda belirtilen madde kapsamında Harçlar Kanununu gereğince alınması zorunlu olan temyiz harcından müstesna tutulabilmesi için, kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler olması gerekmektedir. Maddenin düzenleniş şeklinden, bankaların veya ilgili kredi kuruluşunun belirtilen işlemler nedeniyle davacı/alacaklı sıfatına sahip olması gerektiği görülmektedir. Başka bir ifade ile, bankanın kullandırmış olduğu kredi alacağı ile alacağın teminatına ilişkin olarak, dava açması veya takip yapması gereklidir. Böylece kullandırılan kredilerin tahsili için dava açılması veya rehin gibi teminat verilmiş olması durumunda bu rehnin paraya çevrilmesi için icra takibi yapılması hallerinde banka veya ilgili kredi kuruluşunun bu dava veya takipler için Harçlar Kanununda öngörülen yargı harçlarından müstesna tutulacağı anlaşılmakta olup, eldeki davada temyiz isteminde bulunan Ziraat Bankası A.Ş.’nin, davalı sıfatına sahip olması nedeniyle, temyiz harcından müstesna tutulmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır. O halde, 25.1.1985 günlü ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, harca tabi olmasına rağmen harç alınmadan temyiz defterine kayıt edilen temyiz dilekçesi hakkında HUMK.nun 434/3. maddesi uyarınca işlem yapılması gereklidir. (HGK.nun 25.11.2009 T. 2009/13-351 E. 2009/569 K. sayılı kararı)
Söz konusu harç eksikliklerinin tamamlanması için dosyanın Yerel Mahkemeye geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı eksikliğin tamamlanması için dosyanın mahkemesine, GERİ ÇEVRİLMESİNE, 7.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.