YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3254
KARAR NO : 2022/8373
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:Sanık …’ın . ilçesi … Mahallesinde bulunan kendisine ait binada inşaat işleri ile ilgili olarak sanık … ile anlaştığı, sanık …’ın yanında çalıştıracak olduğu işçileri bizzat kendisi seçerek ekip kurmak yoluyla inşaata başladığı, işçilerin çalışmış oldukları binanın teras katında geceleri konakladıkları, olay günü gece 00:30 saatlerinde …’in uyandığı ve 4. katta bulunan teras katından zemin katta bulunan lavaboya gitmek isterken 4. kattan düşmesi sonucu öldüğü, Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunun 19.02.2020 tarih ve 961 karar sayılı raporunda; …’in kan numunesi üzerinde tespit edilen 52ng/ml esrar metaboliti .-.. (THC) bulunmasının tek başına ölüm meydana getirebilecek düzeyde olmadığı ve kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, ölümün genel beden travmasına, burun kemiğinin kırığı ile birlikte boyun omurlarının çıkışına bağlı gelişen komplikasyon sonucu meydana gelmiş olduğu, 12.08.2014 tarihinde inşaatta düşmeye bağlı oluşan yaralanması ile 28.08.2014 tarihinde meydana gelen ölüm arasında illiyet bağı bulunduğuna ilişkin görüş bildirildiği, 29.09.2014 tarihli keşfe dayalı düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre, sanık …’ın asli kusurlu, sanık …’ın ise tali kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; sanık … hakkında tayin edilen cezanın günlüğü 40 TL’den paraya çevrilmesine ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemişti Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin müvekkillerinin atılı suçu işlemediğinden verilen karar usul ve yasalara aykır olduğuna, sanıklar hakkında lehe olan yasa hükümleri uygulanmadığına, tevsii tahkikat taleplerinin kabul görmemiş, katılanların zararını gidermiş olmasına ve buna ilişkin belge ve dekontlarına rağmen bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmiş olduğuna, meydana gelen ölüm ile illiyet bağının zarar görenin ağır kusuru kesildiği hususu değerlendirilmediğine, kesin ölüm sebebi netleştirilmeksizin hüküm tesis edildiğine, meydana gelen olayın yeterli değerlendirme ve incelemesi yapılmamış, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edildiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin doğru olmadığına, sanıklar lehine olan her türlü yasal hükümlerin hakkında uygulanması hususundaki temyiz itirazlarının reddine, ancak; Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi,Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün yargılama giderine ilişkin beşinci paragrafında yer alan “eşit oranda” ibaresinin “sebebiyet verdikleri oranda” olarak değiştirilmesi ve hükümlerdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 10.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.