Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1442 E. 2006/5310 K. 11.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1442
KARAR NO : 2006/5310
KARAR TARİHİ : 11.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi için davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, 1998 yılında satın aldığı aracı ile …-… arasında seyir halindeyken kaza yaptığını, araçtaki hava yastıklarından üçünün açılmadığını, aracın hasar görüp kendisinin yaralandığını, aldığı tespit raporuna göre kasko şirketince karşılanmayan 4.000.000.000 Tl.den davalılar sorumlu oldukları gibi, kaza nedeniyle yapmak zorunda kaldığı 2.000.000.000 TL. masraftan ve 7.000.000.000 TL. menfi zarardan da sorumlu olduklarını, ayrıca 6.000.000.000 TL. manevi tazminatın da ödemesi gerektiğini ileri sürerek 13.000.000.000 Tl. maddi, 6.000.000.000 Tl. manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … Ltd. Şti. zaman aşımı itirazında bulunmuş, diğer davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının iğfal edildiği hususunun iddia ve ispat edilmediği gerekçe gösterilmek, gerek 4077 sayılı yasada ve gerekse diğer yasalarda öngörülen zamanaşımı sürelerinin dolduğu ve … süresinin 1 yıl olduğu gerekçe gösterilerek davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, satın aldığı aracın hava yastıklarının açılmaması nedeniyle ayıp hukuki nedenine dayanarak talepte bulunmuş davalılardan Opel Ltd. Şti. zamanaşımının dolduğunu savunmuştur. 4077 sayılı yasanın 4 maddesinin 4 fıkrasının son cümlesinde “ satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz” hükmünü getirmiştir. 17.8.1998 tarihinde satılan aracın 23.8.2002 tarihinde meydana gelen kaza sırasında hava yastıklarının açılmaması nedeniyle kullanım hatası dışında imalat hatasından dolayı talepte bulunulmuştur. Böyle bir halin varlığının belirlenmesi halinde mahkemenin kabulünün aksine zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. Tüketici yasasının 4.maddesinde tüketiciye karşı satıcı, bayi, acente, imalatçı, üretici ve ithalatçıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları hükme bağlandığına göre satıcı konumunda bulunan davalının bizzat hilesinin varlığının araştırılmasına gerek bulunmamaktadır. Yasanın bu hükümleri satıcı yönünden kusursuz sorumluluktur. Bu durumda mahkemece satıma konu araçta imalat hatası bulunup bulunmadığı yönünde davalılardan Opel Ltd. Şti. yönünden işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmelidir. Diğer taraftan davalılardan … A.G. hiç zamanaşımı itirazında bulunmamış olup, öteki davalı … Ltd. Şti.nin 10 günlük esasa cevap süresini geçirdikten sonra bulunduğu zamanaşımı itirazına da davacı karşı çıkmıştır. Bir borçtan müteselsilen sorumlu bulunulsa dahi bu davada olduğu gibi bunlardan biri zamanaşımı savunması ileri sürüp, diğerlerinin ileri sürmemesi halinde teselsül kurallarına dayanarak zamanaşımı defiinde bulunmayanlar ya da süresinden sonra bulunup da bu defileri itiraza uğrayanların da zamanaşımı definden yararlanmalarına olanak bulunmamaktadır. O nedenle tüm davalıların süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmuşçasına yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması kabul şekli bakımından da doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.