Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/4144 E. 2012/25749 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4144
KARAR NO : 2012/25749
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğinin belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının hatalı üretime sebep olması sonrası oluşan zarara istinaden haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece işverence haklı feshin kanunda öngörülen süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
İş sözleşmesinin hak düşürücü süre içinde feshedilip feshedilmediği bu bağlamda davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İşçi veya işveren bakımından haklı fesih sebeplerinin ortaya çıkması halinde 4857 İş Kanunu’nun 26 ncı maddesine göre feshe sebep olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde fesih hakkının kullanılması gerekmektedir.
Altı iş günlük süre işçi ya da işverenin haklı feshe sebep olan olayı öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Olayı öğrenme günü hesaba katılmaksızın, takip eden iş günleri sayılarak altıncı günün bitiminde haklı fesih yetkisi sona erer.
Somut olayda, Mahkemece işveren tarafından olayın 23.10.2009 tarihinde öğrenildiğinin anlaşıldığı bu tespite göre ise altı günlük hak düşürücü süre içerisinde fesih hakkının kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Özellikle davalı tanıklarının anlatımlarına göre Mahkemece de vurgulandığı üzere feshe dayanak teşkil eden olayın işveren tarafından 23.10.2009 tarihinde öğrenildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda da özetlendiği üzere fesih hakkı ilgili tarafça altı iş günü içerisinde kullanılmalıdır. 23.10.2009 tarihinden sonra gelen hafta tatili ve 29 Ekim tarihindeki resmi tatil çalışma günü sayılamayacak olmakla ve 30.10.2009 tarihinde savunması alınarak hak düşürücü süre kesilmekle işverence altı günlük hak düşürücü süreye riayet edilmediği şeklindeki tespit yerinde olmamıştır. Ayrıca hatalı üretilen kapıların teslim edildiği şirket tarafından yapılan iade işlemi ve iadeye konu kapılarla ilgili düzenlenen faturanın işverene gönderilmesi ile zararın kapsamı bakımından işverenin yeni bilgilere ulaşması söz konusu olabilecektir ki bu halde de işveren bakımından kanunda öngörülen süreye uyulmadığı değerlendirmesi yapılamayacaktır. Tüm bu tespitlere göre Mahkemece işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerektiği belirlenmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 25/2-ı maddesine göre iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilip feshedilmediğinin tespiti için işçinin kusuru ve oluşan zarar, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir. Mahkemece söz konusu olay sebebiyle davacıya atfedilecek kusur miktarı tespit edilmiştir, ancak oluşan zarar miktarının tam olarak tespiti yapılmamıştır. Şöyle ki, hatalı üretime konu malların iadesine ilişkin faturalar üzerinden değerlendirme yapılmakla yetinilmiştir. Oysa Mahkemece yapılacak iş davacının vardiyasında hatalı üretime konu olan malların tam olarak sayılarının belirlenmesi, akabinde bu hatalı üretilen malların yapılacak müdahale ile normal vasıflara sahip olup olamayacağının değerlendirilmesi bu mümkün ise müdahalenin işverene maliyeti aksi halde bir daha kullanılamayacaksa malların hurda değerinin bulunup bulunmadığı ve bu hurda değerlerinin tespiti ile maliyet değerlerinden bu tutarın düşülmesi sonucu gereçek zararın belirlenmesi ile zararın miktarının davacının kusuru nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakmak olmalıdır. Mahkemece bu hususta yapılan araştırma yetersizdir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.11.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşündeyim.