YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11734
KARAR NO : 2012/14540
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesi ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece istekler hüküm altına alınmıştır.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır.
Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır. Kanun’un 2. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda; davalı şirket ile … Devlet Hastahanesi arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmelerinin incelenmesinde, hastanede kullanılacak Bilgi Yönetim Sisteminin davalı şirkten alımı ve 38 adet bilgisayar işletmenin davalı şirket tarafından hastahaneye ait bilgilerin veri kayıt elemanı olarak çalıştırılmasının ön görüldüğü anlaşılmaktadır.
Davacı tanıkları, işyerinde emir ve talimatları davalı şirketin bilgi işlem sorumlusundan aldıklarını, hastane başhekimi ile veya diğer yetkililerin kendilerine talimat vermediğini, ücretlerin davalı şirketten aldıklarını, işçileri işe alan ve çıkaranının davalı şirket olduğunu beyan etmişlerdir.
Hizmet alım sözleşmesi ile devredilen işin teknik bir iş olması ve … Devlet Hastahanesi yetkililerinin direkt olarak işçilere talimat verdiğinin ispatlanamaması karşısında, davalılar arasında 4857 sayılı Kanun’a uygun asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davanın asıl işveren yönünden kabulüne, alt işveren yönünden ise reddine karar verilmesi hatalıdır. Davacı alt işveren olan davalı şirketin işçisi olduğuna göre anılan davalıya ait işyerine iadesine karar verilmelidir.
Belirtilen nedenle; 4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı … Üniversite Pazarlama ve Bilgisayar İnternet Tic. A.Ş.’ne ait işyerindeki İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 293,70 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, kesin olarak 26.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.