Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/11713 E. 2012/14538 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11713
KARAR NO : 2012/14538
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin fesih öncesinde de sık sık devamsızlık yaptığını, 18.09.2009.26.09.2009 ve 05.10.2009 tarihlerinde işe gelmemesi nedeni ile istekli terki verildiği halde kurum tarafından iyi niyet gösterilerek yeniden işe başlatıldığını, davacının 20.05.2010 tarihinden itibaren işe gelmemesi nedeni ile ihtar cezası verildiğini, buna rağmen davacının devamsızlığını sürdürdüğü son olarak 23/07/2010 tarihinden sonra izinsiz ve mazeretsiz olarak işe devam etmemesi nedeni ile iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesinin g fıkrasına uygun olarak haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Mahkemece; davacının iş akdi 24/07/2010 tarihinden itibaren izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeni feshedilmiş ise de davacının devamsızlık yaptığı … sürülen tarihte hastalığı nedeni ile istirahatli olduğu ve işe devamsızlığının haklı bir sebebe dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda; davacının iş akdinin T.T.K .Gelik İşletme Müdürlüğü tarafından 02.08.2010 tarihi itibari ile feshedildiği, TTK Müessese Müdür Yardımcılığına hitaben düzenlenen 02.08.2000 yazı ile sabittir. Davacı davalı kuruma 11.08.2010 tarihli dilekçesi ile başvuruda bulunmuş ve Temmuz ayının ortasında psikolojik rahatsızlık geçirerek istirahat aldığını, iş akdinin 03.08.2010 tarihinde devamsızlık nedeni ile feshedildiği belirtere işe yeniden alınmayı talep etmiştir
Mahkemece feshin davacıya 20/08/2010 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davanın 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinde belirtilen bir aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı kanaatine varılmış ise de; Davacıya 20.08.2010 tarihinde tebliğ edilen 13.08.2010 tarihli yazı, fesih bildirimi niteliğinde değildir. Bu yazının konu bölümünde açıkça ihbar tazminatı borcuna ilişkin olduğu gösterilmiştir
Bu durumda, davacının iş akdinin feshedildiğini 11.08.2010 tarihi itibari ile öğrendiği aynı tarihli dilekçesinin içeriği ile sabittir. Dava 16.09.2010 tarihinde açılmış olduğundan, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasına göre davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır .
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 26.06.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.