YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18434
KARAR NO : 2012/14618
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli nedene dayanmaksızın feshedildiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının eylemi dolayısıyla haklı nedene dayanılarak iş sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işyerinde 22.04.1996 tarihinden beri lojistik bölümü sevkiyat sorumlusu olarak çalışan davacının iş sözleşmesi internet sitesi üzerinden YK başkanı ve ailesi aleyhine şeref ve namusuna dokunacak tanıtım yazısı yazdığı, işveren ve ailesine sataştığı gerekçesiyle haklı nedenle feshedilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacının 11 yaşındaki kızı …’nin evdeki internet bağlantısı üzerinden kendisini davalı şirketin yönetim kurulu başkanının kızı olarak tanıtmak suretiyle, işveren ile eş ve çocuklarının şeref ve haysiyetine dokunacak yazı yazıldığı, bu tanıtım yazısıyla ilgili olarak yapılan şikayet üzerine Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı işçi ve kızı …hakkında eylemin hakaret içermediği, davacının olayla bir ilgisinin bulunmadığı ve 11 yaşındaki çocuğun cezai sorumluluğu olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Feshe gerekçe yapılan olayda davacıya atfı kabil kusur bulunduğu işverence her türlü şüpheden uzak kesin deliller ile ispatlanamamıştır. Bu kapsamda feshin haklı veya geçerli nedene dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının beş aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacının yaptığı 166,15 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 26.06.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
İş sözleşmesinin feshine ilişkin olup noter aracılığıyla gönderilmiş bulunan 15.09.2010 tarihli fesih bildirimi içeriğine göre; davacının iş sözleşmesi … Com Medya İnternet Hizmetleri sitesinde (Buzi1206) rumuzlu kullanıcı ile kendisine ait bilgisayardan ve yine kendisine ait internet bağlantısı üzerinden şirketin büyük hissedarı ve yönetim kurulu başkanı … …, eşi …, çocukları … … ve …’nun şeref ve haysiyetine dokunacak yazılar yazdığı ve anılan kişiler hakkında şeref ve haysiyet kırıcı isnatlarda bulunduğunun adı geçen Medya sitesinde görülüp tespit edilmesi üzerine 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-b maddesi hükmü uyarınca feshedilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının kendi bilgisayarı ve internet bağlantısı üzerinden kızının fotoğrafının yer aldığı “Buzi1206” rumuzu ile kızı … … adına açtığı internet sayfasında aynen “Hakkında: 30.03.2008 tarihinde aramıza katılmış. İstanbul şehrinde yaşıyor. Kendisi 15 yaşında. Kendini şöyle anlatıyor: Ben ünlü işadamı … …’nun kızı … …. Bana inanmayanlar netten bakabilirler ama gerçek resimlerini nete koymadı. Ben …’da doğdum ama Türk’üm. Ben okul 1’incisiyim. aynı zamanda jimlastikte Türkiye ve dış ülekeleri temsil ediyorum. Ben piano, keman, gitar, çello, yan flüt konserler verdim. Benim annem Fransız. Adından da belli annemin adı: Mey …. Babam çok ünlü işadamıdır içinizden onu tanıyanınız vardır tanımayanınızda orasını bilemem ben … kolejinde okuyorum neyse bu kadar yeter! İlgi alanları: karting, jimlastik, gezmek, chat yapmak, bol bol para harcamak ve yardıma muhtaç insanlara yarım ekmek…!” ifadeleri yer almaktadır.
Metni aynen belirtilen ifadelerin davalı işverenin şeref ve haysiyetine dokunacak mahiyette olduğu, işverenin özel yaşamı hakkında kuşku uyandırıcı ve bu sebeple kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı tüm bu nedenlerle söz konusu ifadelerin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-b maddesinde yazılı fesih sebebini oluşturduğu açıkça ortadadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da söz konusu yazının davalı işverene ve ailesi üyelerine saldırı içerdiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı, söz konusu yazıyı bilgisi dışında kızının yazdığını iddia etmiş ise de yazıda yer alan ifadelerin en azından davacının katkısı olmadan yazılması mümkün olmadığından davacının söz konusu iddiası inandırıcı bulunmamaktadır. Bir an için gerçekten söz konusu yazının davacının bilgisi dışında kızı tarafından hazırlanıp internet ortamına gönderildiği kabul edilse bile bu yazının davacının bilgisayarı ve internet hattından yapıldığı … olduğundan davacının kızının davranışlarında denetim ve gözetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemekle işverene karşı saldırı niteliği taşıyan yazının internet ortamına geçmesine sebebiyet vermesi nedeniyle kusurlu olup bu durumun işveren bakımından iş sözleşmesinin sonlandırılması için haklı ya da geçerli sebep oluştaracağının kabulü gerekir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve davacının işyerindeki bilgisayarından 18.05.2009 tarihinde aynı işyerinde çalışan beyaz yakalı personele porno içerikli resimler göndermekten dolayı aldığı yevmiye kesme cezası ve daha önceki yıllarda görevini özenle yerine getirmemekten aldığı uyarılar dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; işverence yapılan feshin haklı sebebe dayandığı somut olay haklı sebep ağırlığında olmasa dahi fesih için geçerli sebep boyutunda nitelendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi düşünce ile oluşturduğu bozma kararına katılmıyorum.
.