Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/11286 E. 2006/15861 K. 01.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11286
KARAR NO : 2006/15861
KARAR TARİHİ : 01.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalılarla birlikte dava dışı …’ya 25.000. USD ya müştereken borçlandıklarını, borcun kendisi tarafından ödenip senedi aldığını, davalılara hisseleri oranında rucü için icra takibi yaptığını ancak borca haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacının rucüen tahsile esas borcun ödendiğine dair her hangi bir belge ibraz edemediğini, takibe esas bononun 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, kendilerinin davacıdan alacaklı olduğunu, bunun için açtıkları davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, 20.12.2000 vadeli bononun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğrayan bononun yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup, davacının bonodan başka delil ibraz edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Uyuşmazlık davacının davalılarla birlikte müteselsilen borçlu olduğu, bono bedelin kendisi tarafından ödendiği iddiası ile BK. 146.maddesi gereği davalılara hisseleri oranıda rucü talebinden kaynaklanmaktadır.
BK. 146 maddesi gereğince; borcun mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine olmağa mecburdur. Hissesinde fazla tediyede bulunan, diğerlerine rucü hakkına haizdir.
Davacının talebine esas bononun borçlularının … , … , …, … ve …
Özlü, lehtarının …, hamilinin … Ayık 6.2.2000 tanzim, 20.12.2000 vade tarihli ve 25.000.USD bedelli olduğu 20.9.2005 tarihli duruşma tutanağı ve dosya içeriğine göre senet aslının davacıda olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı ile davalılar kambiyo senedi niteliğindeki bono ile dava dışı Alim …’ya müteselsilen borçlanmış olup, taraflar arasında keşideci lehdar ilişkisi yoktur. Bu nedenle uyuşmazlıkta TTK. 690-661 maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı uygulanmaz. BK. 125. maddesi gereğince 10 yıllık zaman aşımına tabidir. Mahkemece uyuşmazlığın keşideci ile lehdar arasında çıktığı kabul edilip senedin zamanaşımına uğradığı ve yazılı delil başlangıcı olduğuna dair kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
Senet … davacıda olduğuna göre bono bedelinin müteselsil borçlulardan davacı … tarafından ödendiğinin karine olarak kabulü gerekir. Davalılarda, bunun aksini iddia ve kanıtlamamıştır.bu durumda BK. 146. maddesi gereğince hissesinden fazla ödeme yapan davacının hisseleri oranında rucü hakkının kabulü ile sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-İİK 67/2 maddesi gereğince itirazın iptali davasında davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için davacının takibinde haksız olması yanında kötüniyetli de olması gerekir. Davalı, davacının kötüniyetli olduğunu kanıtlayamadığı gibi dosya içeriğinden de davacının kötüniyetli olduğu anlaşılamadığından davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının kabulü (1) ve (2) nolu bentlerde açkılanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.