YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7150
KARAR NO : 2022/16197
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda; Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede, kısa kararı ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratmamak adına, hatalı da olsa duruşmada tefhim edildiği şekilde hüküm kurulduğu, kısa kararla uyumlu, fakat hükmün gerekçesiyle çelişkili olacak şekilde davanın kabulüne karar verilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmıştır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK’nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Hüküm fıkrası ile gerekçeli kararın çelişkili olması halinde yasaya uygun biçimde, gerekçeyi içeren bir hüküm olduğundan söz edilemez. Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olması bozma nedenidir. Bozmadan sonra yerel mahkeme önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaata göre karar verebilir.
Bu nedenle davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle sair hususlar incelenmeksizin HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.