YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11936
KARAR NO : 2009/12716
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, maliki olduğu 2753 ve 2754 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında “ … oğlu …” yazılan isminin “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dosya içinde bulunan nüfus kayıtlarının incelenmesinden davacının, … mahallesi 45 Hane numarasında kayıtlı “ … ve …’dan olma … doğumlu … “ olduğu, yine aynı yer nüfusuna kayıtlı “ … ve … oğlu 07.02.1970 doğumlu …“ isimli bir kişinin daha bulunduğu ve bu kişinin davacının oğlu olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, kadastro tespit tutanaklarının edinme nedeninde, dava konusu taşınmazların 20 yılı aşkın süreden beri … oğlu …’un zilyetliğinde iken 12.12.1999 tarihinde … oğlu …
./..
2009/11936-12716 -2-
Sarıkoç sattığı belirtilmiş ve tutanağın mülkiyet sütununa tapu kayıt malikinin … kimlik numaralı ve 07.02.1970 doğumlu olduğu yazılmıştır. Nüfus kayıtlarına göre, davacının kimlik numarası 62542019278 olup, tespit tutanağına yazılı … kimlik numarası davacının oğlu … oğlu …’a aittir.
Görüldüğü gibi, dava konusu taşınmazlar kadastro tespiti sırasında davacı adına değil, oğlu adına tescil edilmiştir. Tapu iptali ve tescil davası açmak suretiyle elde edilebilecek neticenin tapuda kayıt düzeltilmesi yolu ile elde edilmesi olanağı bulunmadığından davanın reddi yerine kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.11.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.