YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11744
KARAR NO : 2014/13026
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ : Devrek Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2014
NUMARASI : 2013/510-2014/435
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava konusu taşınmazı eski malik M.. Ö..’den 28/12/2012 tarihinde satın aldığını, davalıların müvekkilinin satın almış olduğu taşınmazda eski malik döneminden itibaren kiracı olduklarını, davacının 31/12/2012 keşide, 02.01.2013 tebliğ tarihli ihtarname ile iktisap ve ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliye edilmesi talebini davalı kiracılara bildirdiğini, ancak davalıların dava konusu taşınmazı tahliye etmediklerini belirterek iktisap ve ihtiyaç nedeniyle davalıların tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı İ.. A.. kendi adına asaleten davalı şirketi temsilen cevabında; babası U.. A… ile eski malik arasında imzalanan 01.09.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile işyerini fırın olarak kullanmak üzere kiraladıklarını, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı- yeni malik davalı şirket ve şirket müdürüne karşı açtığı davada iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye isteminde bulunmuştur. Davalılar, ihtarnameye bir itirazda bulunmadıkları gibi davaya karşı beyanlarında da kira ilişkisi yönünden bir itirazda bulunmamışlardır. Davalı şirket ortaklarının babası olduğu anlaşılan kiracı U..A.. ile önceki malik arasında imzalanan 01.09.2005 tarihli kira sözleşmesinin ilk defa davalılar tarafından sunulduğu ve davalıların bu sözleşmeye göre kiralananı kullandıklarını bildirdikleri görülmektedir. Davalıların husumete ilişkin bir itirazları da olmamıştır. Öte yandan davacının temyiz dilekçesindeki beyanlarına göre kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine de davalıların husumet yönünden bir itirazının olmadığı bildirilmiş, davalılar tarafından bu temyize cevap dilekçesinde bu hususa karşı konulmamıştır.Bu durumda taraflar arasında husumete ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığının kabulü gerekir. Kira ilişkisinin sözlü olarak da kurulabileceği ve davalıların kira ilişkisine dair bir itirazlarının da bulunmadığı gözetildiğinde husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.