Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/3382 E. 2009/6002 K. 12.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3382
KARAR NO : 2009/6002
KARAR TARİHİ : 12.05.2009

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.04.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, karşı davada müdahalenin meni, ecrimisil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl dava ve karşı davanın reddine dair verilen 25.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı (k.davalı) … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 12.05.2009 günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı yüklenici inşaata başlamadığını, esasen davacının temlik sebebiyle ödemede bulunmadığını, diğer davalı arsa sahipleri yüklenicinin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini açılan davanın reddini savunmuştur.
Karşı davalarında arsa sahipleri, fuzuli işgal nedeniyle davacı ve karşı davalının elatmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, … imar mevzuatına aykırı olduğundan asıl davanın bu nedenle, karşı davanın ise süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü asıl davanın davacısı ve karşı davalı temyiz etmiştir.
Asıl davadaki istemin dayanağı 26.11.1999 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesidir. Bu sözleşmede davalı yüklenici vaat borçlusudur. Sözleşmenin davalı yüklenici ile diğer davalılar ve karşı davacı arasındaki arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine dayandırıldığı, davalı yüklenicinin 26.11.1999 günlü
sözleşmeyle davacı ve karşı davalıya arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan şahsi hakkını temlik ettiği kuşkusuzdur.
Dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerden, üzerine inşaat yapılacak 519 ada 19 sayılı parselde davalılardan … Yitken’in de paylı malik olduğu ancak yükleniciyle yapılan arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine katılmadığı, bu hususun 21.05.1998 günlü sözleşme metnine de yazıldığı görülmektedir.
Türk Medeni Kanununun 688. Maddesinde paylı mülkiyet “birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olmaları” şeklinde ifade edilmiştir. Bu tanıma göre paylı mülkiyetin söz konusu olabilmesi için birden fazla kişinin bir mala paylı malik bulunması ve bu malın malikleri arasında maddi olarak paylaşılmış olunmaması gerekir. Paylı mülkiyette, mülkiyet hakkına sahip birden ziyade kişi olmasına rağmen, eşya üzerinde tek bir mülkiyet hakkı mevcuttur. Diğer taraftan Türk Medeni Kanununun 692. maddesi hükmü gereğince paylı mülkiyette olağanüstü yönetim işleri ve tasarruf için bütün paydaşların kabulü koşulu aranır. Şüphesiz paylı mülkiyet rejimine tabi bir arsa üzerine bina yapılması ve yapılacak bu binanın yüklenici ile paydaşlar arasında paylaşılması olağanüstü yönetim işleri arasındadır. Kısaca bu gibi durumlarda paydaşların tamamının kararı olmadan yapılan arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi hüküm ve sonuç doğurmaz. Dolayısıyla bu sözleşmeye dayanılarak davacı ve karşı davalıya yapılan temlik işlemi de geçersizdir.
Mahkemece davanın bu saptamaya uygun reddi gerekirken, değişik bazı düşüncelerle reddi doğru değil ise de hüküm sonuç olarak davanın reddine ilişkin bulunduğundan, mahkeme karar gerekçesinin yukarıda yazılı olduğu şekilde değiştirilerek davacı ve karşı davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca GEREKÇESİ DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, 12.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.