Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8634 E. 2006/12883 K. 02.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8634
KARAR NO : 2006/12883
KARAR TARİHİ : 02.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının kendisi aleyhine bonoya dayalı takip yaptığını, bonoda yapılan tahrifat nedeniyle kambiyo senedi olma vasfını kaybettiğini ve ayrıca zamanaşımınada uğradığını, senet borcunu para ve otomobil vererek ödediğini ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, senette malen kaydı bulunduğunu ve senedin mal alışveriyine dayandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafından ibraz edilen sözleşmeye göre davacının davalıya harici satımla otomobil satarak bedelini aldığı, dava konusu bononun teminat olarak verildiğini, davacının ancak 5.11.1998 tarihli sözleşmeye göre sorumlu olup, bonodan dolayı sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin iptaline, kötüneyit tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra İflas Kanununun 72.maddesi uyarınca, açılan menfi tespit davası sonunda takibin iptaline ve borçlunun borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi halinde, alacaklının haksız ve kötüniyetli olması durumunda borçlu lehine tazminata hükmedilmesi mümkümdür. Alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının haksız olması yanında kötü niyetli olmasıda zorunludur. Dava konusu olayda davalının
kötüniyetli olduğu ileri sürülmediği gibi bu hususda ispatlanamamıştır. Bu itibarla davalı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu kabul olanaksızdır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davacının kötüniyet tazminatının tahsiline dair talebinin reddine karar verilmesi gerekirken bu talebin kubulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (yasal koşulları oluşmadığı için davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.