Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1271 E. 2006/6399 K. 24.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1271
KARAR NO : 2006/6399
KARAR TARİHİ : 24.04.2006

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalı şirket ile tıbbi malzeme satışı konusunda yapılan sözleşmenin, döviz kurlarındaki artışın kurum aleyhine sonuç doğurması nedeniyle feshedildiğini, ancak davalının belirlediği bedeller, üzerinden ilaç alımına devam olunduğunu, davalının verdiği taahhütnamelerle, yeniden sözleşme yapıldığını da belirlenecek tıbbi malzeme bedellerinin davalıya ödenen birim fiyatlardan az olması halinde kurum aleyhine olan farkın, sözleşme yapılmaması halinde ise davalıya ödenen bedellerin kurumun tespit edeceği rayiç bedelinden fazla olması halinde de aradaki farkın davacıya ödeneceğinin taahhüt edildiğini davalı ile yeni bir sözleşme yapılmadığını, davalı şirketten alınıp ödenen fatura bedellerinin rayiç fiyatın üzerinde olduğunu … ve …’ın şirket ortağı olarak fazla ödemeden sorumlu olduğunu iddia ederek rayiç bedelin üzerinde fazladan ödenen 3.486.808.721.820 TL.nın reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ve … davacı ile akdi ilişkilerinin olmadığını, taahhütname imzalamadıklarını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Davalı Hekim …. Ltd. Şti. davacıya teslim edilen tıbbi malzeme bedellerinin rayice uygun olup fahiş olmadığını, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin sattığı tıbbi malzeme bedellerinin fahiş olmadığı, davanın sübut bulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, ile davalılardan Hekim-… Ltd. Şti. arasında tıbbi malzeme satışı konusunda yapılan 6.12.1996 tarihli sözleşmenin feshedilerek, yeni bir sözleşme yapılmaksızın davacının davalıdan tıbbi malzeme alımına devam ettiği, davacının davalı tarafından kesilen fatura bedellerini ödediği, ancak davalının verdiği taahhütnameler ile yeni sözleşme yapıldığında davalıya yapılan ödemelerle sözleşmedeki fiyatlar arasında davacı aleyhine fiyat farkı doğduğunda veya yeni bir sözleşme yapılması mümkün olmadığı takdirde, davalı şirket ve bayilerine ödenen birim fiyatların kurumca tespit edilecek rayiç bedellerin üzerinde olması halinde aradaki farkın davacıya iade edileceğinin taahhüt edildiği, taraflar arasında yeni bir sözleşme yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sözleşmenin feshinden sonra davalı tarafça davacıya teslim edilip bedeli tahsil edilen tıbbi malzemelerin değerinin rayiç değerin üstünde olup olmadığı, rayiç bedelin üstünde ise ne miktar fazla olduğu konusundadır.
Mahkemece, fiyatların raice uygun olup olmadığı konusunda iki ayrı bilirkişi heyetinden 22.4.2004 tarihli ve 27.4.2005 tarihli raporlar alınmış ve bu raporlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki 22.4.2004 tarihli bilirkişi raporunda fiyatların rayice uygun olduğu belirtilmişse de rapor davacı tarafın itirazına uğradığı gibi Mahkemece de gerekçeli kararda vurgulandığı üzere hüküm tesisine yeterli görülmediği için yeniden bilirkişi incelenmesi yaptırılmıştır. 27.4.2005 tarihli ikinci bilirkişi raporunda; davacının fiyat farkı çıkarılmasına baz aldığı, tıbbi malzemelerin sınıflandırılmasının tıp bilimi ve etik kurallara uygun olmadığı, yapılan sınıflandırmanın ve rayiç fiyat tespitlerinin her zaman gerçeği yansıtmayacağı, davacının fiyat farkına esas aldığı faturalardaki 5.184.728,64 SFR.nın sağlıklı olmadığı, talep ettiği meblağı, … kurumunun ismi malzemenin cinsi, miktarı, fatura birim fiyatları emsal ve rayiç fiyatları ayrıntılı olarak listelenmesi gerektiği, bir kısım malzemelerin ise davalının bayileri tarafından fatura edildiği, bu faturalardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda belirtildiği üzere Mahkemece 22.4.2004 tarihli bilirkişi raporu hüküm tesisine yeterli olmadığı kabul edilerek yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre bu rapor hükme esas alınamaz. 27.4.2005 tarihli ikinci bilirkişi raporunun ikinci sayfasında bilirkişiler açıkça rayiç bedel fahiş fiyat farkı konularında … olmadıklarını kabul
ettikleri gibi bilirkişi düşüncesinin aksine davalı şirket davacıya verdiği taahhütnamelerde bayilerinin keseceği faturaların fiyat farkını da iade etmeyi taahhüt etmesi, davacının rayiç bedel dışındaki ödemelerin iadesini istemesi üzerine 27.11.2000 tarihinde 110.000.035.700 TL. ödeme yapması karşısında bu raporunda hükme esas alınması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece tıbbi malzeme fiyatları konusunda uzman kişilerden bilirkişi heyeti oluşturulup, davacıdan, davalı ve bayilerinden satın alınan tıbbi malzemelerin hangisinin rayiç bedelden fazla olduğuna dair gerekli açıklamalar yaptırılmalı, davalı şirket ve bayileri ile dava dışı şirketlerin aynı dönemde emekli Sandığı, Bağ-kur gibi kurumlara tıbbi malzeme satmışsa aynı tıbbi malzemelerin kaç TL.ye satıldığı keza dava dışı tıbbi malzeme satıcıları aynı tıbbi malzemeyi davacıya satışının kaç TL:ye sattığı araştırılıp dava konusu tıbbi malzemelerin rayiç değerleri saptanıp davalıya rayiç değerin üstünde ödeme yapılıp yapılmadığı hakkında taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, 24.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.