YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8828
KARAR NO : 2006/13509
KARAR TARİHİ : 12.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … ile dava dışı eşi … adına kayıtlı 6 nolu meskeni 31.1.2001 tarihinde tapuda yapılan akit ile satın aldığını, satış bedelini ödemek için parası yetmeyince satıma konu taşınmazı ipotek ettirmek suretiyle …’… kredi kullanarak satış bedelini ödediğini, bir süre sonra davalı …’nın evi geri alma konusundaki ısrarı üzerine 31.10.2001 tarihinde taşınmazı davalı …’ya geri sattığını, taşınmaz üzerindeki ipotek borcu bedelinin satış bedelinden düşüleceğinin kararlaştırıldığını, buna rağmen satıştan kısa süre davalı …’nın …’a olan kredi borcunu ödeyip kendisi hakkında ödediği bedelin istirdadı için icra takibi başlattığını, oysa bu miktarın davalı yanca ödeneceği konusunda anlaşmış olduklarını, yine … tarafından kötü niyetli olarak icra dosyasındaki alacağın diğer davalı … … ’e temlik edildiğini ileri sürerek icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının evi satın alırken …’… kredi kullandığını, …’nın evi geri alırken ipotekli olarak aldığını ancak satıştan sonra ipoteğin davacı tarafından kaldırılacağı konusunda anlaştıklarını, davacının ipoteği kaldırmaması üzerine … ‘nın ipotek borcunu ödemek zorunda kaldığını, diğer davalı …’ın ise …’dan olan alacağı karşısında icra dosyasındaki alacağı temlik aldığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 31.1.2001 tarihinde davalı … ve eşine ait olan taşınmazı …’… kredi kullanmak suretiyle satın aldığı, satış bedelinin ödenmiş olduğu, bir süre sonra 31.10.2001 tarihinde aynı taşınmazın davalı … tarafından tapuda yapılan resmi akit senedi ile geri alındığı, taşınmaz üzerinde davacının kullandığı kredi sebebiyle … lehine konulmuş olan ipotek borcu miktarı 10.286.500.000 TL’nin davalı … tarafından ödendiği husus dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı gibi taraflar arasında da ihtilafsızdır. Davacı, bu ipotek borcunun satış bedelinden düşülmek suretiyle davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve kendisinde istenemeyeceği iddiası ile eldeki davayı açmış, davalı ise ipotek borcunun davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını savunmuştur. Dosya içersinde bulunan 31.10.2001 tarihli resmi akit senedinde “… adına kayıtlı 6 nolu meskenin üzerindeki ipotekten doğmuş veya doğacak bütün hukuki vecibeleri ile birlikte kabul eden …’a satıldığı” yazılıdır.
Resmi belgede yazılı olan hususların aksi ancak aynı kuvvette yazılı belge ile ispatlanabilir. Davalı resmi senette taşınmazı ipotekten doğan bütün hukuku vecibeleri ile kabul ettiğini bildirmiş olduğuna göre, ipotek konusu borcun davacı tarafından ödeneceği konusundaki anlaşmayı ispat yükü davalıya düşer. Davalı bu savunmasını ispat için herhangi bir delil ibraz edememiştir. O halde davacının aleyhinde başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının kabulü gerekir. Borçlar Kanunu 167/1. maddesine göre borçlu temlik edene karşı haiz olduğu defileri temellük edene karşı da ileri sürebileceğine göre her iki davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.