YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6577
KARAR NO : 2009/8981
KARAR TARİHİ : 16.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.03.2002 gününde verilen dilekçe ile ve birleşen dosyada tazminat istenmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin bozması üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 29.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi …. dışındaki davalılar tarafından (Şeyma Atıl’ın duruşma istemi yok) tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.07.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av.Duygu Ünel ile karşı taraftan davacı vekili Av.Sedat Birbiçer geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tarafların sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı şirket vekili, müvekkili ile …Gıda San. ve Tic. A.Ş. yetkilisi davalıların ortak mirasbırakanı ile … arasında fabrika kiralanması konusunda 10.07.1995 başlangıç tarihli 12 yıllık sözleşme imzalandığını, çalışır vaziyette olmayan fabrika binasını faal hale getirmek için harcamalar yapıldığını, ancak davalılar mirasbırakanının şirketi temsile yetkili kişi olmadığının anlaşıldığını, sözleşmenin feshedilerek fabrikadan tahliye ettirildiklerini, bu yüzden fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere onmilyar lira yapılan harcamalar toplamı, beşmilyar lira da gelir kaybı zararı olmak üzere onbeşmilyar liranın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Aynı davacı, eldeki dava dosyası ile birleşen 2006/11 esasta kayıtlı davada yapılan harcamalar toplamından kalan 198.739,00 YTL’nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Asena Işık Atıl, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, açılan davanın reddini istemiş, diğer mirasçılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 12.000,00 YTL’nin, birleştirilen davanın da kısmen kabulü ile 158.991,20 YTL’nin faizleri ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar …. ile … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeri ile hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmış olmasına göre temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada, toplam talep konusu yapılan 15.000,00 YTL’nin 5.000,00 YTL’lik kısmı sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan kar kaybı zararına ilişkindir.
Kar kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genellikle de, sözleşmeyi kusuruyla ifa etmeyen taraftan istenir. Bu tür isteklerin dayanağı da BK.nun 96. maddesidir. Bir tanımlama yapmak gerekirse kar kaybı, edimin tam olarak ifa edilmesi halinde mal varlığının olması gereken durumu ile eylemli durumu arasındaki maddi değer farkıdır. Bu zararı, sözleşmenin kusursuz olan tarafı talep edebileceğinden, kısmen de olsa kendi kusuruyla sözleşmenin ademi ifasına sebebiyet veren taraf, kar kaybı zararı isteyemez. Somut uyuşmazlıkta, Yargıtay bozmasından sonra alınan raporda bilirkişiler davacı tarafın da %20 oranında kusurlu olduğunu saptadığından, davacının kar kaybı zararı adı altında talepte bulunması olanaksızdır. Mahkemece, yapılan bu saptama gözden kaçırılarak asıl davada istek konusu yapılan kar kaybı zararının reddi yerine kısmen kabulü açıklanan nedenlerle doğru değildir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden taraflar arasındaki 10.07.1995 başlangıç tarihli hasılat kira sözleşmesinin 12 yıl için kurulduğu, davacı şirketin fabrika binasında faaliyetini sürdürürken icra marifetiyle 17.01.2002 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle davacı, kira sözleşmesinin sonuçlarından 10.07.1995-17.01.2002 tarihleri arasında yararlanmıştır. Böyle olunca, fabrika binasındaki onarım ve yenileme giderlerine ilişkin isteğin bu süre dışındaki zaman dilimiyle sınırlı olarak kabulü gerekirken, sözleşmeden hiç yararlanılmamış gibi zarar hesabını yapan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak birleşen davanın yazılı olduğu şekilde kabulü de doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak davacının yukarıda belirtilen zaman dilimi dışındaki tazminat isteminin ne olabileceğini hesaplatmak, sadece tahliye tarihi ile kira sözleşmesinin sona erme tarihi arasındaki zararı hüküm altına almak olmalıdır.
Değinilen bütün bu hususlar göz ardı edilerek asıl ve birleşen davaların yazılı olduğu şekilde kabulü bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 625,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Adviye Leylihan Atıl, H.Selami Atıl, Aslı Atıl ve Neslihan Atıl’a verilmesine, peşin yatırılan harcın istdek halinde yatırana iadesine, 16.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.