YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3492
KARAR NO : 2022/13403
KARAR TARİHİ : 10.11.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle basit zimmet suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK’nın 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu itibarla, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için öncelikle anılan kararın kesinleşmesi gerekmektedir. Zira, bu karar kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında … Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 21/06/2012 tarihli ve 2011/471 Esas, 2012/285 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın suçtan zarar gören Hazineye tebliğ edilmeksizin 10/07/2012 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 28/02/2019 tarihli hükmün kurulduğu,
3628 sayılı Yasa’nın 17 ve 18. maddelerine göre zimmet suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin CMK’nın 231/12. madde ve fıkra hükmü uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21/06/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği, bu kararın kesinleşmemesi nedeniyle de denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı nazara alınarak sanık hakkında Dairemizin 25/10/2011 tarihli bozma ilamına uyulmak suretiyle oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemine uyan basit zimmet suçunun lehe olan 765 sayılı TCK’nın 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 09/07/2001 ile hüküm tarihi arasında 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 10/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.