Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/2862 E. 2007/7123 K. 22.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2862
KARAR NO : 2007/7123
KARAR TARİHİ : 22.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalının dava dışı şahıs lehine düzenlediği bonoyu kendisinin de kefil olarak imzaladığını, üçüncü şahsın giriştiği takip sonucunda kefilliği nedeniyle icra dosyasına 6.575.000.000 TL ödemek zorunda kaldığını, ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kardeşi olduğunu, takibe konu borcunda ortak arazilerine zirai ilaç alımından kaynaklandığını, icra dosyasına kendisinin daha fazla ödemede bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının bonoyu kefil sıfatıyla imzaladığı, bono borçlusunun davalı olduğu ve davacının talebinde haklı bulunduğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bu davaya konu edilen davalının asıl borçlu, davacının da kefil olarak gösterildiği 29.6.2004 keşide tarihli dava dışı Hakkı Köse lehine düzenlenen ve bu şahıs tarafından da … 9. İcra Müdürlüğünün 2005/8169 esas sayılı dosyası ile davacı ve davalıya karşı takibe konulan bononun tarafları (davacı ve davalı) karşılıklı iki tarafı değillerdir. Her ikisi de anılan senedin borçlularıdır. Bu nedenle davacının kendisinin kefil, davalının asıl borçlu olduğuna yönelik iddiası, HUMK 290. maddesi anlamında senede karşı ileri sürülmüş bir iddia değildir. O nedenle senede karşı senetle ispat zorunluluğundan söz edilemez. Taraflar kardeş olduklarına göre HUMK 293 maddesi hükmünce olayda tanık dinlenilmesi mümkündür. Hal böyle olunca tarafların iddia ve savunmaya yönelik olarak bildirdikleri tanıkları dinlenilmeli, sonucuna uyğun bir karar verilmelidir. Bu yönün gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 22.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.