YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5338
KARAR NO : 2009/5977
KARAR TARİHİ : 12.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 16.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 390 ve 262 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında 1325 yazan malik doğum tarihinin 1925 olarak, yine 262 parselde “…” yazılan malik anne adının “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 262 parsel sayılı taşınmaz açısından karar ittihazına yer olmadığına; 390 parsel sayıl taşınmazın 24.10.1970 tarihli satış senedinin alıcısı İbrahim Kocabaş ile … ve …’dan olma 01.07.1925 doğumlu İbrahim Kocabaş’ın aynı kişi olduğunun tespitine, taşınmazın resmi senet akit tablosundaki kayıtların tespit doğrultusunda düzeltilmesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2-Kaydında düzeltme yapılması istenen 390 parsel numaralı taşınmaza ilişkin sicil kaydında, Tapu Sicil Tüzüğünün 25.maddesinde öngörülen kimlik bilgileri mevcut ise de, temlike ilişkin talepler karşısında, Tapu Sicil Müdürlüğünün sicili oluşturan dayanak belgelerdeki anne adı ile doğum tarihinin, kayıt malikine ait nüfus sicillerindeki bilgilerle aynen örtüşmediğinden işlem yapılmasına engel teşkil ettiğini bildirmesi üzerine
davanın açıldığı, bu hususun Tapu Sicil Müdürlüğünün 21.08.2008 günlü yanıtı ile de doğrulandığına göre burada yapılacak …, tescil işlemini oluşturan belgedeki malike ait bilgilerin farklılık teşkil etmesinin kayıt maliki ile ilişkisini koparmakta olmayıp o tarihteki sicilleri tutan kişilerin ve yasal düzenleme biçiminin farklılık arzedecek biçimde yansımaları olduğu doğru bir şekilde hükmen belirlendiğine göre, mahkemece bu olgunun bir tespit hükmü biçimiyle belirlenmesiyle yetinilecek yerde belirlenen tespitin sicile de yansıtılması şeklinde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ancak, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nun 438/VII.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle hükmün ikinci bendinin son cümlesini oluşturan “taşınmazın resmi senet akit tablosundaki kayıtların tespit doğrultusunda DÜZELTİLMESİNE” sözcüklerinin çıkartılarak hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 12.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.