YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12251
KARAR NO : 2006/15903
KARAR TARİHİ : 04.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı, davalı avukatıncada duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı site yönetimi, vekilleri olarak görev yapan davalı avukatın kat malikleri aleyhine 142 adet icra takibi yaptığını, başlangıçta davalıya 1.000.000.000 Tl. ücret ve 1.650.000.000 Tl.da masraf avansı ödendiğini, ancak davalının tahsil ettiği parayı ücreti için mahsup etiğini, sözleşmenin batıl olduğunu uhdesinde kalan parayı ödemeyen davalının icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, sözleşme gereği icra dosyalarından avukatlık ücretini tahsil ederek bakiye kısmı davacıya ödediğini, azlin haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 4.371.16 YTl.yönünden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosya içinde bulunan belge ve bilgi ile bilirkişi raporlarından, davalının davacı vekili olarak yürüttüğü icra dosyalarından net 13.872.012.000 TL. tahsil ettiği, bu miktardan sözleşmede kararlaştırılan vekalet ücretinin mahsubu ve bakiye miktara icra dosyalarında karşı taraftan alınması gereken ücretinde eklenmesi sonucu davalı avukatın uhdesinde 7.071.160.977 Tl. kaldığı ve davalının davacıya ödediği2.700.000.000. Tl.nında düşümü sonucu halen davalıda 4.371.160.977 Tl. bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı 18.1.2001 tarihli ihtarla, davalının tahsil ettiği parayı ödememesi nedeniyle azlettiğini bildirmiştir. Davalı ihtardan önce ve halen davacıya ödenmesi gereken parayı uhdesinde tutmaktadır. Bu durumda davacının davalıyı haklı olarak azlettiğinin kabulü zorunludur. Avukatlık Kanununun 174. maddesi uyarınca da azlin haklı olması halinde avukatın her hangi bir bedel talep etme hakkı bulunmamaktadır. Davalının icra dosyalarından net aldığı para 13.837.012.000 Tl. olup davalıya sözleşmenin imzası anında ödenen 1.006.500.000 Tl.nın eklenmesi sonucu 14.843.512.000 TL. toplam para aldığı, bu miktardan davacıya ödenen 2.700.000.000 Tl.nın mahsubu sonucu davalının net aldığı paranın 12.143.512.000 Tl. olduğu görülmektedir. Az yukarıda açıklandığı üzere davalı haklı olarak azledildiği için her hangi bir ücret talep edemez. Bu itibarla davalının 12.143.512.000 TL.nı iade etmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek itirazın 12.143.512.000 Tl. üzerinden iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan bozma nedenine göre davalının temyiz itirazların incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 4.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.