YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4825
KARAR NO : 2009/5601
KARAR TARİHİ : 05.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 30.03.2007 gününde verilen dilekçe ile mecra tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 744. maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması istemi ile açılmıştır.
Davalı …, davanın reddini savunmuş,davalı … davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, davacının 774 sayılı parseli lehine, 772 ve 773 sayılı parsellerden krokide kırmızı ile gösterilen güzergah üzerinde 0.80 metre genişliğinde su yolu mecrası kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı 772 sayılı parsel maliki … temyiz etmiş,davalı …’nın maliki olduğu 773parsel lehine … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/90-2008/203 sayılı dosyası ile 778 ve 779 sayılı parsellerde mecra irtifakı kurulduğu mahkemece bu hususun gözardı edildiğinden bahisle bozma istemiştir.
Davacı maliki bulunduğu 774 sayılı parsel numaralı taşınmazının sulanabilmesi için yörede DSİ tarafından açılan kanallardan su alması gerektiğini ve bu nedenle komşu taşınmazlardan mecra hakkı tesisine ihtiyacı bulunduğunu ileriye sürerek 773 ve 772 sayılı parsel sahiplerine husumet tevcih ederek bu parsellerden mecra hakkı tesisine karar verilmesi istenmiştir. Yol, su, elektrik hattı gibi ihtiyaçların karşılanması için zaruret halinde komşu taşınmazlardan irtifak tesisi yasa ile tanınan haklardandır. Uygun yerden mecra
geçirilmesinden amaç davalılar bakımından en az külfet yükleyen yerin seçilmesi demektir. Bu nedenle mecra için davacının katlanacağı külfet az yukarıdaki ilkeden sonra düşünülür, seçim yapılırken olası tüm seçenekleri birlikte değerlendirmek gerekir.
Geçit ve mecra hakları zorunluluk halinde komşuların birbirlerine katlanması için birine hak diğerine sorumluluk olarak sonuç doğurucu haklardandır. Bu haklar tesis edilirken, somut olayda olduğu gibi, tarımsal kullanımın azami ölçüde korunması ilkesini de gözden uzak tutmamak gerekir. 779 sayılı parselin kuzey sınırı boyunca 773 sayılı parsel yararına tesis edilmiş, boyutları genişlik ve derinlik olarak 0.80metre olan mecranın açıktan geçirildiği anlaşıldığına göre, bu kanaldan davacı parseline taşınacak su için de yararlanma mümkün olacaktır. Bu yararlanma 773 sayılı parsel için oluşturulan yararlanmayı kısıtlamayacaksa, davacı parsel yararına kurulacak mecra için, 2.6.2008 tarihli … ve … … tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun ekinde bulunan krokide 779 sayılı parselde … ile gösterilen kanal yeri ve 773 sayılı parselde kırmızı ile gösterilen yeri birleştirmek suretiyle davacının su yolu geçit istemi karşılanabilecektir. Mecranın yukarıda açıklandığı şekilde tesisi hakkaniyete daha uygun düşeceğinden, 779 sayılı parsel maliki … İğneci aleyhine harcı verilen dilekçe ile husumet yönetilmeli ya da açılacak ayrı bir dava ile eldeki dava birleştirilerek mahkemece ziraatçi bilirkişiden 779 sayılı parselde … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/90-2008/203 sayılı kararı ile kurulan mecra yerinin, 773 ve 774 sayılı parsellere sulama amaçlı akıtılacak suya yeterliliği hususunda rapor alınmalı, bilirkişice uygun görülmesi halinde, 779 sayılı parsel malikinin katlanacağı artı yüküm için bir bedel belirlenmelidir. Açıklandığı şekilde araştırma ve değerlendirmeler yapılmalıdan hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 05.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.