Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/7548 E. 2009/10432 K. 06.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7548
KARAR NO : 2009/10432
KARAR TARİHİ : 06.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, olmadığı takdirde bedel istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın tescil talebi bakımından kabulüne dair verilen 27.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.10.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Av. … ile karşı taraftan davacılar vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanılarak açılan temliken tescil, mümkün olmadığı takdirde, mahkemece belirlenecek yapı maliyet bedelinin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı, iddiaları kabul etmemiş, banka havalelerini oğulun babaya destek ve yardımı olarak kabul ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, arsa bedeli depo ettirilmek suretiyle dava konusu gayrimenkulün tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davalı ve velayeti altındaki çocukları adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 718.madde hükmü gereğince, arazi üzerindeki mülkiyetin kapsamına yasal sınırlar saklı kalmak koşuluyla yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Yasanın 724.maddesi ile bu kurala istisna getirilmiş, bazı koşulların varlığı halinde zemin ve üzerindeki yapı arasındaki bağlantı kesilerek yapı sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olma olanağı tanınmıştır. Aslında, Türk Medeni Kanununun 724.maddesi hükmüyle yasa koyucu var olan ekonomik değerlerin korunmasını amaçlamıştır. Yasanın bu hükmünden yararlanabilmek için, bir yapının kendi malzemesi ile başkasına ait taşınmaz üzerine yapılması, yapıyı kendi malzemesi ile yapan kişinin de inşaatın başlangıcından bitimine kadar iyi niyetli olması gerekir.
Bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince;
Davacı, eşi ile birlikte yurt dışında çalışmakta iken elde ettiği kazanç ve çektikleri kredilerin davalı tarafa gönderilerek mevcut eski binanın sökülerek yeniden yapıldığını, bina tapusunun davalı tarafından devredileceğine inandıklarını, muris Mustafa’nın 2002 yılında ölümü üzerine tapunun devri yapılmadığı gibi kendisinin eve de sokulmadığını, Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiğini belirtmiş, yurtdışından davalıya gönderilen paraların dekontunu ve kredi belgelerini delil olarak sunmuştur.
Dava konusu yerde daha önce davalıya ait eski evin bulunduğu iki tarafın da kabulündedir.
Davacı ve muris Mustafa’nın gönderdiği havalelerde, bu ödemelerin evin yapımı için gönderildiği konusunda bir açıklık mevcut olmayıp söz konusu inşaatın davacı tarafından yaptırıldığı kanıtlanamamıştır. Davalı bu paranın başka sebeplerle alındığını savunmuş, dolayısıyla yasanın aradığı kendi malzemesi ile başkasının arazisi üzerinde iyiniyetle inşaat yapmak şartı gerçekleşmemiştir.
Mahkemece yapılan bu saptamalar gözardı edilerek davacının mülkiyet aktarımı isteminin kabulü doğru değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, davacı tarafca gönderildiği belirtilen para miktarının tespit edilerek tahsili konusunda sonucuna uygun karar vermekten ibarettir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Temiyzi olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 06.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.