Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8298 E. 2006/13253 K. 09.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8298
KARAR NO : 2006/13253
KARAR TARİHİ : 09.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalılarla müşterek malik oldukları 124 nolu parselin ortaklığının giderilmesi davası sırasında, davalılar … ve … ile diğer davalıların murisi … …’ın mahkeme huzurundaki yazılı beyanları ve verdikleri 25.11.1974 tarihli dilekçelerle bu parseldeki hak ve hisselerinin tamamını kendilerine hibe ettiklerini, buna rağmen taşınmazın kamulaştırma bedelini tahsil ettiklerini ileri sürerek, 57.000 YTL. kamulaştırma bedelinin yasal faizi ile ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı … duruşmaya gelmemiş, diğer davalılar da ortaklığın giderilmesi davası kesin hükümle sonuçlanmadığından ifadelerin hibe olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, B.K.nun 238/2 maddesine göre, gayrimenkule ilişkin bağışlama vaadinin resmi şekilde yapılması gerektiği açıklanarak, ortada resmi bir sözleşme bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı… tarafından eldeki davanın davacıları ile davalıları aleyhine açılan dava konusu 124 nolu parsel ile birlikte 9 parça taşınmazın ortaklığının giderilmesi davası sırasında, mahkemeye hitaben verilen 25.11.1974 tarihli dilekçelerle, davalılar …, … ve diğer davalıların murisi … tarafından “ 9 parçadaki hissemin tamamını kardeşlerim …, … … ve …’a hibe ettim. Bu sebeple hiçbir hakkım kalmamıştır.
Gereğinin yapılması “ şeklinde beyanda bulunulduğu, yine aynı şekildeki hibeye ilişkin iradelerini, hakim huzurundaki 25.11.1974 tarihli celsede de imzalı beyanları ile tekrar ettikleri dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ortaklığın giderilmesi davasının ise, 5.3.2003 tarihinde, dava konusu 124 nolu parselin kamuluştırma sahası içinde kaldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek sonuçlandığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece, davalıların ortaklığın giderilmesine ilişkin davanın yargılaması devam ederken beyanda bulundukları tarih itibarıyle söz konusu taşınmazların kamulaştırma ile ilgili işlemlerinin hangi safhada olduğunun araştırılması, davalıların isticvap edilerek beyanlarının alındıktan sonra, davalılaran kabul ve ikrarlarının kamulaştırmaya konu taşınmazların kamulaştırma bedellerinin hibe edilmesi mahiyetinde olup olmadığının tartışılıp irdelenmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 9.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.